Klasisizm ( Kuralcılık )

aygunhoca tarafından yazıldı. Aktif . Yayınlanma Edebi Akımlar

EDEBIYAT AKIMLARI

Sanat ve edebiyatın yüzyıllar boyu süren gelişmesine bakıldığında bu gelişmenin içinde yeşerdiği toplumun yapısındaki gelişme ve değişmelerle sıkı bir ilişki içinde olduğu görülür.

Düşünce sistemleri de toplumsal gelişmeye denk düştüğü zaman bu gelişmenin önünü açan, onu hızlandıran bir rol oynar. Bu nedenle sanat ve edebiyatın iki ayağı vardır: Düşünce sistemi ve toplumsal yapı.

Bu iki ayağın denk basması, sanat ve edebiyatta ortak duyarlıklar, görüşler ve anlayış sistemleri oluşturur. Işte, sanat ve edebiyatımızdaki bu ortak sistemlere akım denir.

Toplum yaşamındaki gelişme ve değişmeler düşünce sistemine  (felsefeye)   ve oradan sanat-edebiyata yansır ve sanatçılar yeni anlayışlara yönelir. Her akım böyle bir arayışın sonunda ortaya çıkmış, değişen değerler sistemi, akımların birbirini çoğunlukla tepmesini, bazen de aşmasını getirmiştir.

Avrupa kaynaklı belli başlı sanat ve edebiyat akımlarının belirgin izleri, en çok şiir, öykü, roman ve tiyatroda görülür. 
Ortaya çıkış sırasına göre edebiyat alanında görülen akımları şöyle sıralayabiliriz:

KLASISIZM ( KURALCILIK ) (17.yy)


17 . yüzyılda,hümanizm kaynaklı Rönesans hareketi Fransa'da klasisizme dönüşmüştür.

Bu yüzyılın ilk yıllarında Fransa bir kargaşa döneminden yeni çıkmıştır. Ülkeye çeki düzen verecek tek güç krallık düşüncesi aydın sanatçılar üzerinde etkili olmuştur. Topluma mutlak monarşiyle sanat ve edebiyata da belli kurallarla egemen olunmuştur. Kral ve çevresinin ideal yaşamı sanatçıya esin kaynağı olmuştur. Bu çağın sanatındaki insan soylu ve seçkindir. Soyluların sanat beğenisi, klasisizmin belirleyici ölçüsü olmuştur. Demokratik ilişkilerin hak ve özgürlükleri monarşiyle kesildiği bu dönemde sanat ve edebiyatta toplumsal eleştiride söz konusu değildir.

Öte yandan Descartes'in akılcılık felsefesi, klasizmin düşünsel temelini oluşturmuştur. Aşk, kin, sevinç, ... gibi duygular yanıltıcıdır, gerçek ve doğru yalnızca akıl yoluyla bulunabilir: Düşünüyorum öyleyse varım

Eleştirmen Boileau, Şiir Sanatı (L' art Poetique) adlı yapıtında klasisizmin temel ilkelerini ortaya koymuştur. Aklı seviniz, eserleriniz görkem ve değerini akıldan alsın. diyerek klasik eserin felsefesini açıklamıştır.


Özellikleri
*  Akıl ve sağduyu önemlidir, duygu ve hayal dışlanmıştır.

*  Dış dünyanın, doğanın betimlenmesinden kaçınılmıştır. Doğa olarak, insanın doğası, iç dünyası, değişmeyen yanı ele alınmıştır.

*  Ideal insan tipleri yaratılmıştır. Bu nedenle kahramanlar halk içinden değil, soylu sınıftan seçilmiştir.

*  Karakteristik ve yerel olan değil, evrensel ve kalıcı olan seçilmiştir.

*  Eserler ahlaka uygun oluşturulmuştur, aşırı tutkular akılla denetim altına alınmış ve erdem vurgulanmıştır.

*  Olayların gerçek olması değil, gerçeğe uygun olması önemsenmiştir.

*  Konudan çok, konunun işleniş biçimine önem verilmiştir.

*  Sanatçılar eserlerinde kişiliklerini gizlemişlerdir.

*  Kaba halk konuşmalarına yer verilmemiş, seçkin kişilerin dili yeğlenmiştir.

*  Anlatım, her çeşit süsten, yapaylıktan uzak, açık ve yalın kılınmıştır.

*  Sosyal ve fiziksel çevreye yer verilmemiştir.

*  Eski Yunan ve Latin Edebiyatı örnek alınmıştır. Bu edebiyatın konuları kimi zaman aynı adlarla yeniden işlenmiştir.

*  Tüm edebi türler için geçerli olan akım, etkisini daha çok tiyatroda göstermiş, bu türde üç birlik kuralı uygulanmıştır.

* MALHERBE (155-1628) ŞIIR

* CORNEILLE (1606-1690) TREGEDYA
Fransız tragedyasının öncü yazarlarındandır.
HORACE, LE CID, CINNA

* RACINE (1639-1690) TRAGEDYA
Eserlerinde ihtiraslarına esir olan insanın zaaflarını ortaya koymuştur. Bu yüzden oyunlarında kahraman yerine, genel insan tipleri vardır.
ANDROMAK, PHEDRE, IPHEGENIA

* MOLIERE (1622-1673) KOMEDYA
Dünya edebiyatının en önemli komedi yazarlarındandır. Güldürürken düşündüren komedi çığırının öncüsüdür. Eserlerinde toplumdaki aksaklık ve düzensizlikleri eleştirmiştir. Her çağ ve toplumda rastlanabilecek gülünç, ama düşündürücü kişileri sahnede canlandırmıştır.
CIMRI, TARTUFFE, HASTALIK HASTASI DON JUAN, KIBARLIK BUDALASI, ZORLA EVLENME, GÜLÜNÇ KIBARLAR, ZORAKI HEKIM, KOCALAR MEKTEBI,   KARILAR MEKTEBI, ADAMCIL, GEORGE DANDINI, SCAPIN'IN DOLAPLARI, BILGIÇ KADINLAR

*  LA FONTAINE (1621-1685) FABL
Fontaine, masalları dilden dile dolaşan Eski Yunan sanatçısı Aisopos'tan ( Ezop ) etkilenmiştir. Insanların kurnazlık, cimrilik gibi kusurlarını, gülünç bir biçimde anlatmak için kahramanlarını hayvanlar arasından seçmiştir.
AĞUSTOS BÖCEĞI ILE KARINCA, KARGA ILE TILKI, KURT ILE KUZU, ASLAN ILE FARE

*  LA BRUYERE (1645-1696) PORTRE
KARAKTERLER

*  DESCARTES (1596-1650) FELSEFE

*  BOILEAU (1636-1711)
Şair ve eleştirmendir. Klasisizm akımının kuramcısıdır.
ŞIIR SANATI

*  PASCAL (1623-1662) FELSEFE
DÜŞÜNCELER

*  Mme DE LA FAYETTE     ROMAN
*  FENELON      ROMAN
TELEMAK

*  Mme DE SEVIGNE      MEKTUP

*  SAIN SIMON     ANI

*  BOSSUET      HITABET

Türk Edebiyatı'nda edebiyatın öykü, roman, tiyatro gibi türleri ortaya çıktığında Batı'da klasisizm çoktan bitmişti. Bu nedenle Türk Edebiyatı'nda bir klasik dönemden söz edilemez. Ancak klasizmin konuya değil, konunun işlenişine (biçimine) önem veren anlayışıyla Divan şiiri arasında benzerlikler görülür. Öte yandan, Şinasi, Ahmet Vefik Paşa, Ali Bey ve Yusuf Kamil Paşa gibi Tanzimat'ın birinci dönem sanatçıları, batılı klasik sanatçıların yapıtlarını Türkçeye çevirerek, uyarlayarak bu akımı Türk edebiyatına taşımıştır.

Ayrıca Bakınız

*Islamiyet Öncesi Türk Edebiyatı
*Islami Devir Türk Edebiyatı
*Batı Etkisindeki Türk Edebiyatı
*Cumhuriyet Dön Türk Edebiyatı
*Türk Cumhuriyetleri Edebiyatı
*Türk Toplulukları Edebiyatı
*Batı Edebiyatı
*Dünya Edebiyatı