Facebook sayfamızı beğenerek destek olabilirsiniz.

Çalışma Kitabı Cevapları

İlköğretim ve Lise dersleri, konuları, soruları, performans proje ödevleri, sunuları, çalışma kitabı cevapları

Tarih Haritaları

Bütün Tarih Haritalarını bulabileceğiniz Tarih haritası siteniz.

Coğrafya Haritaları

Coğrafya Haritalarını bulabileceğiniz siteniz

18 Mart Çanakkale Zaferi Konuşması

PDFYazdırE-posta

ÇANAKKALE ZAFERI
Tarih boyunca hiçbir millete nasip olmayan ve yüce Türk milletinin
kahraman evlatlarınca yaratılan bir büyük mücadelenin, şairin ifadesiyle,
Bedr'in  aslanlarının kükrediği ateşten bir imtihandır Çanakkale… Kınalı
kuzuların gül bahçesine girercesine şahadete atıldığı bir yerdir Çanakkale…
Çanakkale, öyle bir mücadeledir ki, asırlardır yorgun düşmüş bir
milletin, milli mücadelesinin önemli bir safhasının teşkil etmiş;
Gelibolu'da yarattığı Atatürk'ü milletin geleceğe ait vazgeçilmez önderi
yapmıştır. Ben, size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar
geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler, başka komutanlar geçebilir.”
Işte Atatürk'ün bu sözü Çanakkale Zaferi'ni yaratan inancın göstergesidir.
Osmanlı Devleti'nin yıkılış sürecinde olan bu savaş I. Dünya
Savaşı'nın da önemli bir cephesini oluşturmaktadır. Bir tarafta yıllardır
süren savaşların etkisiyle yorgun ve yılgın, silahları eski ve yetersiz,
ikmal sistemi yok denecek kadar zayıf bir durumda olan Osmanlı ordusu
varken; diğer yanda güçlü sanayi ve teknoloji ile beslenen benzeri
görülmemiş bir gücün timsali olan ve kolay zaferler peşinde koşan düşman
kuvvetleri vardı. Bu sebeple zamanın en güçlü deniz filosu oluşturulmuştu.
Çanakkale, denizden geçilecek ve imparatorluğun tüm direnme gücü kırılıp
ülke parçalanarak müşterek hedefe ulaşılacaktı. Asırlardır hükmettiği
toprakları tek tek elden çıkaran, bitap düşmüş Osmanlı Imparatorluğu'nun o
zamanki hali düşman kuvvetlerine zaferi yakın göstermekteydi.
Çanakkale sırtlarında savaş başladığında düşman güçlerinde en modern
kara ve deniz silahlarıyla 506 top namlusu mevcutken; bizim birliklerimizde
sadece 72 top bulunmaktaydı. 506 güçlü toptan atılan korkunç mermiler
boğazın iki yakasını toz-duman içerisinde bırakmıştı. Milli şairimiz bu anı
ne güzel tasvir eder:
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan  neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağamın yaktığı yüzlerce adam.
Ölüm  indirmede gökler, ölü püskürmede yer,
O ne müthiş tipidir savrulur enkaz-ı beşer.
Çanakkale Zaferi'nde ilk taarruzu gerçekleştiren Nusret mayın
gemisidir. Elde kalan son 26 mayınla 8–9 Mart gecesi ustalıkla yapılan bir
planlamayla düşmanın kontrolü altındaki karanlık limanda gerçekleştirdiği
mayın dökme harekatı ile 24 saat içinde Marmara'da olacağı planlanan bir
filoyu mağlup ve perişan ederek geri püskürtmüştür. Çanakkale Boğazı'nı
denizden geçemeyeceğini anlayan düşmanın karadaki harekatı da başarısız
olmuş ve kahraman Türk askeri düşman güçlerine ÇANAKKALE GEÇILMEZ”
dedirtmiştir.
Böyle bir başarı sadece işgalcilerin güç ve gururunu değil,
milletimizin makus talihini de yenmiştir. Bu çetin mücadelede düşman
güçlerinin dikkate almadıkları bir nokta vardı. O da sadece silahlar değil,
onu kullanan insan ve iman gücüyle beslenen inançtı. Işte Edremitli Seyit'in
destanı: 270 kiloluk top mermilerini namluya sürerek böyle bir zaferin
banileri arasında olmuştur. Bu güç başka neyle açıklanabilir ki?...
Bu inançtır ki esaret zincirini boynuna takmamış, bağımsızlığı namus ve
şeref addetmiş bir ulusun istiklal ve onurunu kurtarmıştır. Türk'ün ateşten
gömlek giydiği bu varolma mücadelesinde yüce Türk milleti topuyla,
tüfeğiyle, kanıyla bayraklaştırmak istediği bağımsızlığı, karşısındaki
muazzam güce rağmen, yılmadan ve fedakarca kazanmıştır.
Çanakkale Zaferi zor şartlar altında binlerce şehit verilerek
kazanılmış mukaddes bir zafer olarak tarihteki yerini alırken, kurtarıcı ve
yüce kişiliği ile gelecek yüzyılları aydınlatacak olan Mustafa Kemal gibi
bir güneşi ortaya çıkarması açısından da ayrı bir önem arz etmektedir.
Bizlere böyle bir zaferin gururunu yaşatan binlerce şehit ve gazilerimizi
şükranla anıyoruz. Şehitlerimizin ruhları şad olsun. Sözlerimi onlara
verilecek en güzel hediyeyi veciz bir şekilde dile getiren milli şairimizin
şu iki dizesi ile noktalamak istiyorum:
Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber;
Bak aguşunu açmış duruyor peygamber.
Hasan AKÇAY
T.D.E. Öğretmeni

Ayrıca Bakınız

18 Mart Çanakkale Zaferi Konuşması

Yorumlar  

 
0 #1 ilayda_2000 14-03-2011 18:05
Böyle bir başarı sadece işgalcilerin güç ve gururunu değil,
milletimizin makûs talihini de yenmiştir. Bu çetin mücadelede düşman
güçlerinin dikkate almadıkları bir nokta vardı. O da sadece silahlar değil,
onu kullanan insan ve iman gücüyle beslenen inançtı. Işte Edremitli Seyit’in
destanı: 270 kiloluk top mermilerini namluya sürerek böyle bir zaferin
banileri arasında olmuştur. Bu güç başka neyle açıklanabilir ki?...
Bu inançtır ki esaret zincirini boynuna takmamış, bağımsızlığı namus ve
şeref addetmiş bir ulusun istiklal ve onurunu kurtarmıştır. Türk’ün ateşten
gömlek giydiği bu varolma mücadelesinde yüce Türk milleti topuyla,
tüfeğiyle, kanıyla bayraklaştırmak istediği bağımsızlığı, karşısındaki
muazzam güce rağmen, yılmadan ve fedakârca kazanmıştır.
Alıntı
 

Yorum ekle

Ziyaretci, Tehdit edici, küfürlü, müstehcen, kaba, nefret dolu mesajlar göndermek kesinlikle yasaktır
Kurallara uyulmaması durumunda yazı ekleme
anındaki
IP BILGILERI, YASAL IŞLEMLER IÇIN,
ilgili mercilere iletilir


Güvenlik kodu
Yenile

Tüm hakları saklıdır. Site Adı Açıkca  belirtilerek , ve yazıya link verilerek bir bölümünden alıntı yapılabilir. Yazının izinsiz tamamen kopyalanması durumunda hukuki işlem yapılacaktır. Detaylı Bilgi için Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesine Bakınız.Telif Hakkı olan mataryel bildirliği an yayından kaldırılacaktır.

Copyright © 2009 aygunhoca.com