İnkılap Tarihi çalışma kitabı 3 ve 4. ünite cevapları

aygunhoca tarafından yazıldı. Aktif . Yayınlanma T c Inkılap Tarihi ve Atatürkçülük Çalışma Kitabı

Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Çalışma Kitabı 5, 6, 7. Ünite Cevapları

Sayfa: 43-44-45-46-47-48-49-50-51-52-53-54-55-56-57-58-59-60-61-62-63-64-65-66-67-68-69-70-71-72-73-74-75-76-77-78-79-80-81-82-83-84-85-86-87-88-89-90-91-92-93

ÜNİTE 3: “YA İSTİKLAL YA ÖLÜM”

Sayfa 43 Doğu Cephesi Komutanıyım

1920 yılından Ermeniler, Doğu Anadolu’da Türk halkına karşı büyük zulümler yapmaktadır. Bununla da yetinmeyerek bölgede bulunan 15.Kolorduya saldırı hazırlığı içerisindedirler. Böyle bir durumda 15. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir Paşa, Mustafa Kemal Paşa’ya bir telgraf çeker.

Sizce bu telgrafta Kâzım Karabekeri Paşa nelerden bahsetmiştir? Siz Kâzım Karabekir Paşa’nın yerinde olsaydınız nasıl bir telgraf çekerdiniz? Aaşağıdaki boşluğa yazınız.

Sayın Paşa’m, Ermeniler bize saldırmak üzere. Burda durumumuz çok kötü. Halkımız büyün işkenceler altında. Hava şartları çok kötü. Bir daha görüşemezsek hakkınızı helal edin.

Aşağıdaki boşluğa Türkiye haritası çiziniz. Doğu Cephesi’nin komutanı olduğunuzu düşünerek bu harita üzerine cephenizin yerini gösteriniz.

Sayfa 44 Bir Eser Okuyalım 

Millî Mücadele yıllarından yazılmış o dönemi anlatan bir eser (roman, şiir, hikaye vs.) belirleyiniz. Belirlediğiniz eserin yazan gakkından kısa bilgi toplayınız. Eserin ana fikrini ve özetini aşağıdaki boşluğa yazınız. Daha sonra aşağıdaki soruları cevaplayınız.

Seçtiğim Eser Nutuk. Eser TBMM’yi, mücadeleyi, direnişi anlatıyor.

1. Eser ne zaman yazılmış ve eseri yazan kimdir?

1919-1927 yıllarında Mustafa Kemal Atatürk tarafından yazılmıştır.

2. Yazarın, Millî Mücadele’yi konu alan başka eserleri de var mı? Varsa bu eserlerin adlarını yazınız.

Hayır, yok.

3. Eserde geçen kahramanların Millî Mücadele’deki rolü nedir?

Eserde geçen kahramanlar halk ve Mustafa Kemal’in silah arkadaşlarıdır. Bu kişilerin bu mücadeledeki rolü savaşı kazananlardır, direnenlerdir, savaşanlardır.

4. Esere bir kahramn daha ilave etmek isteseydiniz bu kahraman kim olurdu? Neden?

Sütçü İmam, Kara Fatma gibi kahramanları alırdım. Çünkü onlarda bir kahraman.

5. Esere eklediğiniz kahramanlara Millî Mücadele’de hangi görevleri verirdiniz?

Cephelerde askerlerin komutanlığı görevi verirdim.

Kaynak : aygunhoca.com

Sayfa 45 Gazete Haberi Yazıyorum

Aşağıdaki gazete haberini okuyarak haberle ilgili soruları cevaplayınız.

Düşman Taarruzu Kırıldı

Savaş başarımızla gelişerek devam etmektedir. Düşman taaruzu bütün cephelerde durdurulmuştur. Kahraman askerlerimiz yüksek bir moral ile savaşa devam ediyorlar. Gelen savaş raporları, ümit vermektedir. Düşman üç günlük taarruzdan sonra yorgun görünüyor.

Hâkimiyetimilliye, 30 Mart 1921.

1. Yukarıdaki gazete haberi hangi savaştan sonra yazılmıştır?

Kurtuluş Savaşı’ndan sonra yazılmıştır.

2. Kendinizi, haberin muhabiri yerine koyarak haberin devamını yazınız.

Halk artık bağımsızlığı iyice inanmış ve zafer yakın gözüküyor.

3. Bu savaşın komutanı kimdir?

Mustafa Kemal ATATÜRK.

4.Bahsedilen düşman kimdir?

Yunanistan.

5. Bu savaştan önce hangi olay (savaş, antlaşma vs.) olmuştur?

1. Dünya Savaşı, Mondros Ateşkes Antlaşması.

6. Bu savaştan hangi olay (savaş, antlaşma vs.) olmuştur?

Lozan Barış Antlaşması.

7. Savaştan önce düşman nereye kadar ilerlemiştir?

Ankara Polatlı’ya kadar ilerlemiş TBMM’ye saldırmak istenmiş ama düşman durdurulmuştur.

8. Düşmanın amacı nedir?

Osmanlı’yı parçalamak, TBMM’yi dağıtmak.

9. Savaşın geçtiği alanın krokisini aşağıya çiziniz.

Kaynak : aygunhoca.com

Sayfa 46 İstiklâl Marşı

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!

O benimdir, o benim milletimindir ancak!

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!

Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl?

Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.

Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.

Mehmet Âkif ERSOY

Kaynak : aygunhoca.com

İstiklâl Marşı’mızın ilk iki dörlüğünü okuyarak aşağıdaki soruları cevaplayınız.

1. Türk bağımsızlığının tehlikede olduğunu hangi mısralardan anlıyorsunuz?

İlk kıtadan.

2. Mehmet Âkif’e göre bayrağımız ne zamana kadar dalganacaktır?

Sonsuza kadar.

3. Şair, sancağın neden gülmesini istemektedir?

Kahraman ırkı olduğu için.

4. Bayrak ve millî marşın milletler için ne anlam ifade ettiğini hangi mısralardan anlıyorsunuz?

İlk kıtanın son iki satırından anlıyorum.

5. Siz de İstiklâl Marşı’mızdan istediğiniz bir dörtlüğü ve bu dörtlükte neler anlatılıdığınzı aşağıya yazınız.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!

Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,

Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

Bu dörtlükte vatan uğruna binlerce can verildiği, bu toprakların kanla sulandığı, ve bu vatanın hiçbir şeyle değişilmeyeceği anlatılmaktadır.

Kaynak : aygunhoca.com

Sayfa 47 Biyografi Hazırlıyoru

Maarif Kongresi’nin toplanmasında ve İstiklâl Marşı’nın kabulünde katkıalrı olan Hamdullah Suphi Bey’in hayatı hakkından en az iki kaynaktan yararlanarak bir biyografi hazırlayınız. Kaynaklarınızı biyografinin sonuna yazınız. Araştırmalarınız sırasından konuyla ilgili fotoğraflar bulabilirseniz bunları da aşağıdaki kutucuklara yapıştırınız.

Kaynak : aygunhoca.com

Hamdullah Suphi Bey

(d. 1885 İstanbul - ö. 10 Haziran 1966 İstanbul)

Türk edebiyatçı, yazar, milletvekili, siyasetçi. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk dönemlerinde büyükelçilik görevinde de bulunmuştur.

Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında Meclis'te yaptığı coşkulu konuşmalarıyla tanınan siyaset adamı ve yazar Hamdullah Suphi Tanrıöver, Tanzimat Dönemi bilim ve siyaset adamlarından Abdüllatif Suphi Paşa'nın oğluydu. Orta öğrenimini Mekteb-i Sultani'de (Galatasaray Lisesi) tamamladı ve meslek olarak öğretmenliği seçti. Ayasofya Rüşdiyesi'nde hitabet ve Fransızca, Darülmuallimin'de edebiyat, Darülfünun'da Türk-İslam sanatı dersleri verdi. İlk şiirini amcası Samipaşazade Sezai'nin Paris'te çıkardığı 'Şura-yı Ümmet' gazetesinde yayımladı (1902). 1909'da Fecr-i Ati topluluğuna katıldı. 1911'de bu topluluktan ayrılarak Genç Kalemler çevresinde gelişen Milli Edebiyat Akımı'na bağlandı. 1912'de milliyetçilik akımının İstanbul'daki merkezi olan Türk Ocağı'na girdi ve başkan oldu.

İstanbul'daki işgalci güçlere karşı düzenlenen açık hava toplantılarında, daha sonra TBMM'de ve Kurtuluş Savaşı yıllarında hitabetin etkili örnekleri olarak gösterilen konuşmalar yaptı ve güçlü bir hatip olarak tanındı. Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı (1920) Antalya üyesi olarak seçilmiştir. TBMM ilk döneminde Antalya, 1923'te İstanbul milletvekili olarak TBMM'de bulundu. 1920 ve 1925 yıllarında iki kez Milli Eğitim Bakanı oldu. 1927'de yeniden İstanbul milletvekili seçildi ve 1935'te Brüksel Büyükelçiliği'ne atandı. 1943'te İçel ve 1946'da İstanbul milletvekili olarak yeniden Meclis'e girdi. 1950 seçimlerinde Demokrat Parti (DP) listesinden bağımsız Manisa milletvekili, 1954'te yine DP'den İstanbul milletvekili seçildi. 1957'de Hürriyet Partisi adayı olarak katıldığı seçimleri yitirdi ve 1966'da ölümüne kadar Türk Ocakları Merkez Heyeti'nin başkanlığını yürüttü.

Kültür ve siyaset hayatının renkli simalarından ve coşkulu hatiplerinden biri olan Hamdullah Suphi Tanrıöver'in konuşmalarından seçmeler 'Dağ Yolu' (1928-1931), yazıları da 'Günebakan' (1929) isimli kitaplarda toplandı.

Sayfa 48 Tekâlif-i Milliye Emirleri

Mustafa Kemal Paşa’nın yayımladığı aşağıdaki Tekâlif-i Milliye Emirleri’ni okuyarak soruları cevaplayınız.

1. “1 sayılı” emrimle her ilçede bir Tekâlif-i Milliye Komisyonu kurdurdum. Bu komisyonlarca toplanan malzemenin, orduyla çeşitli bölümlerine dağıtım şeklini düzenledim.

Tekâlif-i Milliye Komisyonu kurulmasına neden gerek duyulmuş olabilir?

Halkı örgütlemek ve direnmek için kurulmuş olabilir.

2. “2 sayılı” emrime göre, yurtta her ev birer kat çamaşır, birer çift çorap ve çarık hazırlayıp Tekâlif-i Milliye Komisyonu’na teslim edecekti.

Mustafa Kemal Paşa, düzenli bir orduya sahip olmamıza rdağmen niçin her aileden yukarıda saydığı malzemeleri istemektedir?

Ordu savaştan yeni çıkmıştı. Ve durumu çok kötüydü. Bu yüzden istemektedir.

3. “8 sayılı” emirle, benzin, vakum, gres, makine, don, saat ve taban yağları, vazelin, otomobil ve kamyon lastiği, solisyon, buji, soğuk tutkal, Fransız tutkalı, telefon makinesi, kablo, pil, çıplak  tel, yalıtkan maddeler ve bunlar türünden malzeme ve sülfürikasit stoklarının yüzde kırkına el koydum.

Ordunun taşıtlara ihtiyacı vardı. Bu yüzden el konulmuştur.

4. “3 sayılı” emrimle, tüccarın ve halkın elinde bulunan çamaşırlık bez, amerikan, patiska, pamuk, yıkanmış ve yıkanmamış yün ve tiftik, erkek elbisesi olarak dikilebilecek her türlü kışlık ve yazlık kumaş, kalın bez, kösele, vaketa, taban astarlığı, sarı ve siyah meşin, sahtiyan, dikilmiş ve dikilmemiş çarık, potin, demir kundura çivisi, tel çivi, kundura ve saraç ipliği, nallık demir ve yapılmış nal, mıh, yem torbası, yular, belleme, kolan, kaşağı, gebre, semer ve urgan, stoklarından yüzde kırkına, bedeli sonradan ödenmek üzere el koydum.

Yukarıda bahsedilen malzemelerden anlamlarını bilmediklerinizi aşağıya yazınız. Bu malzemelerin hangi amaçlarla kullanıldıklarını araştırınız.

Bilmediğim kelimeler;  amerikan, patiska, vaketa, sahtiyan, belleme, kolan, gebre.

Amerikan: Pamuktan düz dokuma, amerikan bezi, kaput bezi.

Pastika:

Vaketa: İnek derisinden bir tür ince meşin.

Sahtiyan: Tabaklanarak boyanmış ve cilalanmış genellikle keçi derisi.

Belleme: At vb. hayvanların sırtına, eyerin altına konulan keçe, meşin veya kalın kumaş parçası, yapık, yuna.

Kolan: At, eşek vb. hayvanların semerini veya eyerini bağlamak için göğsünden aşırılarak sıkılan yassı kemer.

Gebre: Atı tımar etmekte kullanılan kıldan kese.

5. “5 sayılı” emrimle, ordu ihtiyacı için alınan taşıt araçları dışında, halkın elinde kalan taşıt araçlarıyla, yüz kilometrelik bir uzalşoğa kadar, ayda bir defa olmak üzere, parasız askerî ulaşım yapılmasını mecbur tuttum.

Bu taşıt araçları ile nerelere, hangi malzemeler taşınmış olabilir?

Cepheye cephane, yiyecek, giyecek, sağlık malzemeleri vs. gibi malzemeler taşınmış olabilir.

6. “4 sayılı” emrimle, eldeki buğday, saman, un, arpa, fasulye, bulgur, nohut, mercimek, kasaplık hayvan, şeker, gaz, pirinç, sabun, yağ, tuz, zeytinyağı, çay, mum stoklarından yine yüzde kırkına, bedeli sonradan ödenmek üzere el koydum.

Bu malzemeler ile neler yapılabilir? Bu malzemeler ordumuzun en çok hangi yönden işine yaramıştır?

Cephelerde yemek yapılabilir. Bu malzemerle askerler yemek yiyecek ve daha dinç olacaktır.

7. “7 sayılı” emrimle halkın elinde bulunan savaşta işe yarar bütün silah ve cephanenin üç gün içinde teslimini istedim.

Sizce halkın elinde niçin silah ve cephane bulunuyor?

Düşmana karşı onlarında direniş gösterdikleri için.

8. “6 sayılı” emrimle, ordunun giyimine ve beslenmesine yarayan bütün sahipsiz mallara el koydum.

“Sahipsiz mallar” kimlerden kalmış olabilir?

Ölen halktan veya düşmandan.

9. “9 sayılı” emirle demirci, marangoz, dökümcü, tesviyeci, saraç, arabacı esnafları ve imalathaneleriyle, bu esnaf ve imalâthanelerin iş çıkarabilme güçleri ve kasatura, kılıç, mızrak ve eyer yapabilecek ustaların adlarıyla birlikte sayılarını ve durumlarını tespit ettirdim.

Ustaların adlarının tespit ettirilmesinin sebebi nedir? Bu ustalardan orumuz nasıl yararlanmış olabilir?

Ordunun ihtiyacı olduğunda el altında bulunması için. Bu ustalarla ordumuza gerekli ihtiyaçlar yapılmıştır.

10. “10 sayılı” emirle, halkın elinde bulunan dört tekerlekli yaylı araba, dört tekerlekli at ve öküz arabalarıyla, kağnı arabalarının bütün takım ve hayvanlarıyla birlikte binek ve topçeker hayvanlarının, katır ve yük hayvanlarının, deve ve eşek sayısının yüzde yirmisine el koydurdum.

“5 sayılı” emirde halkın elindeki taşıtlara el konulmuştu. Bu emirde de yük hayvanlarına el konulmasına nasıl açıklarsınız?

Cephelere ordunun gerekli mühimmatlarını taşıması için el konulmuştur.

11. Dönemin şartlarını düüşündüğünüzde ordumuza destek olmak amacıyla dayanışmayı artırıcı ne tür tedbirler alırdınız?

Cemiyetlerle insanları toplar onları konunun önemini aşılar ve onları örgütlerdim.

Kaynak : aygunhoca.com

Sayfa 50 Kastamonlu Şerife Bacı

(Ankara, Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi)

aygunhoca.com

Sırtında çocugu sarılı olan kadın Şerife Bacı’dır. Ders kitabınızın 74. sayfasındaki anektodu okuyarak Şerife Bacı ile ilgili küçük bir araştırma yapınız. Resmi inceleyerek aşağıdaki soruları cevaplayınız.

1. Resmin sağ üst köşesindeki tepelerde görülen dumanın sebebi ne olabilir?

Savaşta silahlardan, bombalardan çıkan dumanlar olabilir.

2. Resmin sağ tarafındaki kadının sırtında taşıdığı nesneler olabilir? Onları nereye doğru götürüyor?

3. Resimdeki insanlar kendi tarlalarında ya da evlerinde çalışmak dururken neden bu işi yapıyorlar?

Vatanı kurtarmak için.aygunhoca.com

4. Sizce bu insanlar gönüllü olarak mı çalışıyorlar, yoksa birileri onları zorluyor mu?

Gönüllü bir şekilde çalışıyorlar.

5. Resimde neden genç erkek yok? Resimde görülen çocuğun babası o sıralarda nerede olabilir?

Savaşta olabilir. Veya savaşta şehit düşmüşte olabilir.

6. Resimdeki çocuk, size o günü anlatan bir mektup yazsa ilk cümlesi ne olurdu?

Biz neden bu duruma düştük?

7. Siz resimdeki çocuğa bir mektup yazsanız son cümleniz ne olurdu?

Korkmayın! Yeni nesil emin ellerde...

Sayfa 51 Sakarya Marşı

Sakarya Marşı’nı okuyarak marşla ilgili aşağıdaki soruları cevaplayınız.

1. Şair, sancak tabiriyle neyi kasdetmektedir ve ona neden hürmet göstermektedir?

Sancak demek bayrak demektir. Bağımsızlığı gösterdiği için hürmet göstermektedir.

2. Marşta sancağın nerede kurtulduğu ifade edilmektedir? Neden?

Sakarya’da çünküaygunhoca.com savaş zaferle sonuçlandırılmıştır.

3. Bağımsızlık savaşımızın sembolü olarak kim görülmektedir?

Mustafa Kemal ATATÜRK.

4. Şair, ordumuzun neden durmadan ilerlemesini istemektedir? Bu istek olay size hangi olayı hatırlatmaktadır?

Toprak kaybetmememiz için ilerlemesini istemekedir. Bu olay Millî Mücadele’yi hatırlatmaktadır.

5. Siz de, Sakarya Marşı’na, duygu ve düşüncelerinizi yansıtan bir kıta ekleyiniz.

Bu bayrak kolay kazanılmadı,

Kan döküldü kan,

Bağımsızlık aşkı var millete

Demokrasiye aşk.

Sayfa 52 Cepheye Mektup

Aşağıda, bir askerin cepheden, anne ve babasına yazdığı mektubu görüyorsunuz. Mektubu okuyup resmi inceleyerek resmin altındaki soruları cevaplayınız.

Sevgili Annem ve Babam,

Komutanlar ve asker arkadaşlarla beraber Sakarya Nehri’nin doğusundayız. Atların yem, bizim ise giyecek ve yiyecek ihtiyacomız var. Cephanemiz az. Hava sıcak, uzun zamandır yıkanamıyoruz. Duyduğumuza göre Yunan ordusu asker sayısını arttırmış, yeni silah ve araçlarla donanmış. Umutsuz değiliz. Sizleri görmek, evimde uyumak istiyorum ama Türk halkı bize güveniyor. Komutanım Teğmen Hasan Bey ön saflarda kılıçla savaşacağımı söylüyor. Babacığım benimle gurur duyacaksınız, bu savaşı da kazanacağız.

Hürmetle ellerinizden öper, tanıdıklara selam ederim.

Oğlunuz Mehmer 10 Temmuz 1921

(Ankara, Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi)

1. Dürbünle savaş alanını izleyen komutan kim? Yanındakiler kim olabilir?

Mustafa Kemal Paşa, Ali Fuat Cebelisoy, Teğmen Hasan Bey.

2. Savaş meydanında tüfeklerle savaşılırken neden kılıçlar çekilmiştir?

Türk ordusunun silahı olmadığı için kılıçlarla savaşmıştır.

3. Bir ailesinden biri olsaydınız mektubuna nasıl bir cevap verirdiniz? Aşağıya yazınız.

Vatan sağ, ruhun şad, mekanın cennet olsun!

aygunhoca.com

Sayfa 53 Atatürk’ten Sözler

Atatürk’ün aşağıda verilen sözlerini okuyarak sözlerin altındaki soruları cevaplayınız.

“Kars gibi bir kalenin zaptı, her milletin nadir olan olağanüstü bir askerî başarıdır. Fakat bugün asıl önemi,iç ve dış her taraftan karşılaştığı insafsız, ortadan kaldırıcı saldırılar karşısında yaşama hakkını kanıtlama görevine düşen soylu ve mazlum milletimizin bu kesin başarı sonucu ile büyük bir teselli hissi ve güven duymasıdır. Sizi, komutan ve asker

(Atatürk’ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri, IV, s. 359.)

aygunhoca.com

Mustafa Kemal Paşa yukarıdaki tegrafı kime, hangi olay üzerine çekmiştir?

Kazım Karabekir’e zafer üzerine çekmiştir.

“Gerçekten milletimiz, düşmanın hazırlıklarına karşılık verme için hiçbir özveriden çekinmedi. Ordumuzu kuvvetlendirmek için para, insan, silah, hayvan, araba kısacası her ne gerekse son derece istekle verdi. Avrupa’nın en eksiksiz araçlarıyla gibi inanılmaz mucizeyi Anadolu halkının özverisine borçluyuz.”               (Atatürk’ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri, IV, s. 441.)

Yukarıdaki sözleriyle Atatürk hangi olayı anlatmaktadır?

Milletinin Türkiye ordusunu hiçbir destekden çekinmediği ve bu başarıyı millete borçlu olduğu anlatmaktadır.

“Bana bu görevi vermiş olan Meclis’in ve o Meclis’te beliren milletin kesin iradesi hareket şeklimin odağı oluşturacaktır. Hiçbir sebep ve şekilde değiştirilmesine imkân olmayan bu kesin irade, ne olursa olsun düşman ordusunu yok etmek ve bütün Yunanistan’ın silahlı kuvvetlerinden olufşan bu orduyu ana yurdumuzun kutsal ocağında boğarak kurtuluşa ve bağımsızlığa kavuşmaktır.

(Atatürk’ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri IV, s. 393)

Atatürk’e TBMM hangi görevi ne zaman vermişti?

1920 yılında.

“Sakarya boyundan verdiğimiz savaş, çok önceki savaşlarımızda olduu gibi ana vatanın yalnız bir köşesini, ufak veya büyük bir parçasını tehlikeye düşürmüyordu. Orada biz bütün memleket, bütün varlığımız ve bağımsızlığımız uğruna denecek kadar önemli büyük bir savaşa giriştik. Yirmi bir gün yirmi bir gece milletin bağımsızlık fikriyle bir milletin istilâ ve yağma fikri birbiriyle boğuştu. Sizin başını eğmeye razı olmayan bağımsızlık fikrinzi, ilerleyen düşmanı bozularak geri çekilmek zorunda bıraktı.

(Atatürk’ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri IV, s. 4133-414.)

aygunhoca.com

Atatürk’ün bağımsızlık fikrini gerçekleştirmek için Sakarya Savaşı’nda vermiş olduğu emir ne idi?

“Ya istiklal ya ölüm !”

“Kahraman Türk ordularının kazandıkları büyük zaferlerde bana düşmüş olan görevleri yapabilmişsem çok bahtiyarım. Yalnız bu noktada bir gerçeği açıklamak için söyleyeyim ki, benim ordularımızı yönelttiğim hedefler, esasen ordularımın her erinin, bütün subaylarının ve komutanlarının görüşlerinin, vicdanlarının, kararlarının, ülkülerin yönelmiş olduğu hedefler idi.”

(Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, II, s. 228.)

Mustafa Kemal Paşa ve askerlerinin aynı hedef birliğinde olmaları size neyi düşündürüyor?

Herkes aynı bir fikirde örgütlenip daha kolay savaşmışlardır.

Sayfa 54 İstiklal Madalyası

Mustafa Kemal Paşa’ya verilen istiklal madalyasının ön ve arka yüzünün resmini aşağıda bırakılan boşluğa çizilerek figürlerin ne anlama geldiğini oklarlar belirtiniz. Daha sonra aşağıdaki soruları cevaplayınız.

aygunhoca

İSTİKLAL MADALYASI ÖN YÜZÜ

İstiklal Madalyası'nın ön yüzünün üst kısmında; ilk TBMM binası yer alır. Binanın sağında ve solundaki cami ve ev görüntüleri, dönemin Ankara'sını gösterir. Meclis binasının arkasında doğan güneşten uzunlu kısalı ışık huzmeleri yayılır. Bu ışınlar, zaferi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu simgelemektedir.

Meclis binasının altındaki kısımda dünya sembolü, orak ve tırpanlar, örs-çekiç, resim paleti-fırça gibi semboller yeni cumhuriyetin bilime, tarıma, sanayiye, sanata önem vereceğini ifade eder; dünya ile bütünleşme kararlılığını gösterir.

Simgelerin sağında ve solunda bulutlar, onların yanında zafer simgesi meşe yaprakları, yaprakların üstünde ise meclisin açılış tarihi olan 23 Nisan 1336 tarihi (bir tarafta "23 Nisan", diğer tarafta miladi 1920'nin rumi takvimde karşılığı olan "1336" yazısı) yer almaktadır. Bulutların altında sağa doğru yürüyen ve iki öküzün çektiği, İstiklâl Savaşı’nı simgeleyen kağnı arabasıyla köylü kadın vardır.

Kağnı ve kadın görüntüsünün altında yukarıdaki bulutların ve ışınların devamı görülür. Alt-ortadaki ışınların içinde beliren şakül, devletin yapılaşmasını simgeler.

MADALYANIN ARKA YÜZÜ

İstiklal Madalyasının arka yüzünde yukarı doğru bakan ay yıldızla çevrilmiş olarak Misak-ı Milli sınırlarını gösteren Türkiye Haritası vardır. Harita üzerinde, Ankara'nın yeri bir yıldızla işaretlemiştir. Yıldızdan çıkan yedi ışın, haritanın değişik yönlerine uzanır birisi Kars'a, diğeri Edirne'ye kadar ulaşır.

1. İstiklal madalyası kimlere verilir?

15 Mayıs 1919’dan 9 Eylül 1922 tarihine kadar süren Kurtuluş Savaşı’nda cephede veya cephe gerisinde kahramanlık ve fedakarlık gösterenlere İstiklal Madalyası verilmiştir.

2. İstiklal madalyası Mustafa Kemal Paşa’ya ne zaman ve neden verilmiştir?

TBMM'nin 21 Kasım 1923 Çarşamba günü 65. toplantısında görüşülmüş ve yapılan oylama sonucunda Mustafa Kemal ve 23 arkadaşına kırmızı-yeşil şeritli İstiklal Madalyası verilmiştir. Verilmesinin sebebi ise Kurtuluş Savaşı’nda kahramanlık gösterdiği içindir.

3. Kırmızı-yeşil renkli istiklal madalyası kimlere verilmiştir? Araştırınız.

Mustafa Kemal ve 23 arkadaşına

4. Bir istiklal madalyası tasarlayacak olsanız hangi özellikleri ön plana çıkarırsınız? Tasarımınızı aşağıdaki boşluğa çiziniz.

Ben tasarlamış olsam TBMM’yi, Atatürk ve silah arkadaşlarını, cephede savaşan halkı ve zaferi ön plana çıkartırdım.

aygunhoca

Sayfa 55 Antlaşmalar

Aşağıdaki kutucuklarda TBMM Hükümeti’nin imzalamış olduğu antlaşmalar, yapıldığı devletler ve bu antlaşmaların bizim için önemi yer almaktadır. Kutucukların altından yer alan boşluğa antlaşmanın adı, hangi devletle yapıldığı ve önemini eşleştiriniz.Antlaşma Adları                                                Antlaşmaların Yapıldığı Devletler

a) Moskova Antlaşması                                     1) Fransa

b) Türk-Afgan Dostluk Antlaşması                   2) Ermeni Hükümeti

c) Kars Antlaşması                                            3) İngiltere

d) Mudanya Ateşkes Anlaşması                        4) Sovyet Rusya

e) Gümrü Barış Antlaşması                               5) Yunanistan

f) Ankara Antlaşması                                         6) Afganistan

7) Almanya

8) İtalya

Antlaşmaların Önemi

a) Güney Cephesi kapandı, böylece buradaki birlikler Batı Cephesi’ne kaydırılmıştır.

b) Misakımillî tanınarak Kars, Ardahan, Artvin TBMM Hükûmeti’ne bırakılmıştır.

c) İlk siyasi başarı olan bu antlaşmada Sevr geçersiz sayılmıştır.

d) Türkiye’nin doğu sınırı kesin şeklini almıştır.

e) Millî Mücadele’yi sona erdiren anlaşmadır.

f) TBMM Hükûmeti yabancı bir devlet tarafından tanınmış ve bu devlet Ankara’da elçilik açılmıştır.

g) Türkiye, dünya devletleri tarafından tanınmıştır.

(Örneğin D-1.3.8-e)

A-4-B

B-6-F

C-4-D

D-3,1,5,8-E

F-2-A

F-1-G

Sayfa 56 Harita Çiziyorum

Millî Mücadele’de en şiddetli çarpışmaların yapıldığı Batı Cephesi’nin haritasınasını aşağıdaki boşluğa çiziniz. Haritanızda Birinci ve İkinici İnönü savaşları, Kütahya-Eskişehir Savaşları, Sakarya Savaşı ve Büyük Taaruz’un nerelerde yapıldığını gösteriniz. Ayrıca Türk ve Yunan kuvvetlerinin bu savaşlardan konumlarını da belirtiniz. Haritanızı renkledirirken savaş alanları, Türk ve Yunan kuvvetleri için ayrı renkler kullanınız.

Haritanın alt ve üstünde yer alan kutucuklarda ise Kurtuluş Savaşı’na katılan Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa gibi komutanlarımızın fotoğraflarını bularak yapıştırınız.

aygunhoca

ÜNİTE 4: Çağdaş Türkiye Yolundan Adımlar

Sayfa 61 Saltanak Kalkıyor, Millî Egemenlik Kuruluyor

A.Metni okuyarak metinle ilgili aşağıdaki soruları cevaplayınız.

Milli egemenlik, kişinin değil milletin egemenliğidir. Egemenlik esas olarak millete mevcuttur. Bu güç ne oligarşi gibi toplumun bir kısmında ne de monarşi gibi bir kişide mecuttur.

Egemenliğin milletin elinde olması demek, kralın, hükümdarın, padişahın egemenliğin sona ermesi anlamına gelir. Aynı ülkdede iki egemenlik söz konusu olamaz. Millete ait olan egemenlik başkasına mâl edilemez, devredilemez, geçerliliğini yitirmez. Egemenlik, milleti oluşturan fertlerin her birine değil, milletin bütününe aittir. Parçalanamaz ve bölünemez.

1. Metinde, millî egemenliğin hangi özelliklerinden söz edilmiştir?

Egemenliğin halka ait olduğu ve parçalanamaz olduğundan söz edilmiştir.

2. Sizce bir ülkede neden iki egemenlik söz konusu olamaz?

Egemenlik milletindir, devredilemez.

3. Sizce kişi egemenliği ile millet egemenliği arasındaki temel farklar nelerdir?

Kişi egemenliği padişahlıktır millet egemenliği demokrasidir. Arasındaki fark budur.

4. Egemenlik neden parçalanamaz ve bölünemez bir bütündür?

Bütün halka hitap ettiği içindir.

5. Atatürk’ün millî egemenlikle ilgili sözlerinden bir tanesi bularak yazınız.

Egemenlik hiçbir mâna hiçbir şekil ve hiçbir renkte ve işarette ortaklık kabul etmez. (1922)

B. Aşağıdaki tabloda yönetim biçimleri ve bunlarla ilgili bazı özellikler verilmiştir. Çizelgede verilen yönetim biçimlerinde var olan özellikleri (*) işaratleyiniz.

Yönetim Özellikleri/

Biçimleri Kişi

egemenliği Meclis Seçim Partiler Millî egemenlik Kişi hak hak ve özgürlüklerine saygı Anayasa

Saltanat *

Meşrutiyet * * *

Cumhuriyet * * * * * * *

Sayfa 62 Harita Çizelim, Karşılaştıralım

Aşağıdaki Türkiye haritalarından birincisine Sevr Antlaşması’yla İtilaf Devletleri tarafından paylaşılan Türkiye’nin sınırlarını çiziniz. İkincinde Lozan Barış Antlaşması’na göre Türkiye sınırlarını çizerek gösteriniz.

Sevr Antlaşması’na Göre Türkiye

Sevr Antlaşması, Türk halkıma yaşama hakkı tanımayan bir antlaşmadır. Bu durumun nedenlerini değerlendiriniz.

Bu antlaşmayla Türk halkı bağımsız olmayan bir halk olacak direnemeyecek ve buda İtilaf Devletleri’nin işini kolaylaştıracak.

Lozan Barış Antlaşması’na Göre Türkiye

aygunhoca

Lozan Barış Antlaşması, tam bağımsız bir Türk devletinin sınırlarını çizen ve Türk halkına yaşama hkkı tanıyan bir antlaşmadır. Lozan Barış Antlaşması’na bu niteliği kazandıran özellikleri Sevr ve Lozan antlaşmalarını karşılaştırarak açıklayınız.

Bu antlaşma bize yaşama hakkı veren antlaşmadır. Toprak kazandıran bir antlaşmadır. Sevr ise kazandıran değil aksine kaybettiren bir anlaşmadır.

Sayfa 63 Kalkınan Ekonomi, Gelişen Türkiye

1923 yılında gerçekleştiren Türkiye İktisat Kongresi’nde ülkenin kalkındırılması amacıyla hemen her alanında kararlar alınmış ve uygulanmaya çalışılmıştır. 1923-1940 yılları arasından ekonomi alanında gerçekleştirilen çalışmaları araştırınız. Bulduğunuz gelişmeleri tabloda ilgili alana tarihiyle birlikte yazınız. Yazdığınız bu gelişmelere ilgili fotoğraflar bularak ait olduğu alana yapıştırınız.

Ekonomik

Alanlar Tarih/Gerçekleştirilenler Fotoğraf

Kalkınma

Planları 1925  Türk Hava Kurumu kuruldu.

1926  Uşak Şeker Fabrikası açıldı.

Sanayi 1924  Türkiye Sanayi ve Maadin Bankası kuruldu.

1927  Teşviki Sanayi Kanunu çıkarıldı.

Bankacılık 1924  Türkiye İş Bankası kuruldu.

1935  Etibank kuruldu.

Tarım

aygunhoca

Ticaret1925  Ticaret ve Sanayi Odaları Kanunu kabul edildi.

Savunma

Sanayi Kırıkkale Mermi Fabrikası üretime başladı.

Türkiye’de ilk tank imalatı gerçekleşti.

Sayfa 64 Tasarruf Bilinci Yayalım

Aşağıdaki soruları cevaplayınız.

1. Türkiye’de tasarruf bilincinin oluşturulmasından Türkiye İktisat Kongresi’nde alınan kararların önemini açıklayınız.

Bu kararlarla ekonominin ilerki yıllardaki çalışmalara öncülük etmiştir.

2. Kişilerde ve toplumda tasarruf bilincinin geliştirilmesi için neler yapabilirsiniz?

Her tarafana afişler yapıştırıp, toplantı ve mitinglerle bu bilinci aşılardım.

3. Ailenizde tasarruf bilincinin gelişmesi için neler yapabilirsiniz?

Daha çok harcama listesi yapıp, harcamaları azaltıp tasarruf bilincini geliştirirdim.

4. Evinizde uygulayabileceğiniz tasarrruf tedbirleri nelerdir? Bunları uygulamanız durumunda ne gibi yararlar sağlanabili?

Masraf yapmaktan kaçınıp, arabayı teke indirip, lüzumsuz şeylere para vermekten kaçınırdım. Böyle şeylerle ciddi miktarda tasarruf edilebilir.

5. Son zamanlarda, medyadan ve çevrenizden yetersizliğini duyduğunuz doğal kaynaklarımız nelerdir?

Petrol, doğalgaz.

6. Ülkemizde üretilen malları alayı tercih etmekle nasıl tasarruf sağlamış oluruz?

Ülkemiz ekonomize katkıda bulunup, yabancıya gideceğine bize gitmesini sağlarız.

7. Aşağıdaki kutuya tasarruf bilincini vurgulayacak bir slogan yazınız.

Lampaya püf de ay başına oh de.

8. Türkiye’de tasarruf bilincinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasından okullar ve öğrenciler neler yapabilir?

Okullarda seminerler düzenlenebilir, okul tuvaletlerinde su ve peçete kullanımı azaltılabilir.

Sayfa 65 Ankara Neden Başkent Oldu?

A. Yanda verilen harita üzerinde Ankara’nın jeopolitik konumunu inceleyiniz. Bu konumdan yola çıkarak Ankara’nın başkent olma nedenlerini yazınız.

Coğrafi konumu ve Millî Mücadele’nin başkenti olduğu için.

B. Aşağıdaki anekdotu okuyarka bununla ilgili soruları yanıtlayınız.

Ankara’yı Neden Başkent Yaptım?

Sıcak bşr günün akşamından yanında bazı ileri gelenler ile Çankaya Köşkü’nün bahçesinde dolaşıyordu. Ben de o sıralar eski köşkün tavan dekorlarıyla meşguldüm. Tozlu ve sisli bir hava Ankara’nın üzerine çökmüştü. Yer yer toz hortumları semaya doğru yükseliyor ve manzaraya daha boğucu bir hava ekliyordu. Bize:

- Ankara’yı hükûmet merkezi yapmakla, iyi mi ettim, diye sordu.

Tabii herkes müset cevap verdi. Arkasından:

- “Neden?” sorusu gelince, kimi stratejiden, kimi siyasetten bahsetti. Hatta birimiz “kayalık güzeldir” gibi bir estetik görüşde ortaya attı. Atatürk:

- “Şimdi dalkavukluğu bırakın.” diye münakaşayı kapattı. Ankara’nın hükümet merkezi olmak için saydığınız nitelikleri beni ikna etmeye yetmez. Ben Ankara’yı hükümet merkezi yapmakla büsbütün başka bir hedef güttüm. Türk’ün imkansızı imkan haline getiren kudretini dünyaya bir kere daha tekrar göstermek istedim. Bir gün gelecek şu çorak tarlalar yeşil ağaçların çevirdiği vilların arasından uzanan yeşil sahalar asfaltlarla bezenecek. Hem bunu hepimiz göreceğiz. O kadar yakkından olacak.

(Düşünce ve Davranışları ile Atatürk, s. 4-5)

1. Anektoda göre yeni başkent olduğu günlerde Ankara’nın fiziki görünümü ve çevresel koşulları hakkından neler söyleyebilirsiniz?

“Tozlu ve sisli bir hava Ankara’nın üzerine çökmüştü. Yer yer toz hortumları semaya doğru yükseliyor ve manzara daha boğu bir hava ekliyordu.”

2. Atatürk’ün etrafındakiler, Ankara’nın başkent oluş gerekçelerini nasıl açıklamışlardır?

“Bir gün gelecek şu çorak tarlalar, yeşil ağaçların çevrildiği villaların arasından uzanan yeşil sahalar asfaltlara dönüşecek. Hem bunu hepimiz göreceğiz.”

3. Atatürk’ün Ankara’yı başkent yapmasındaki amaç nedir? Siz bu amacı nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Türk'ün imkansızı imkan haline getirin kudretini dünyaya imkan haline getirmesi için.

4. Atatürk’ün düşlediği başkent Ankara sizce hangi çalışmalarla kurulmuştur?

Vatan aşkı ile sulanarak kurulmuştur.

Sayfa 66 Demokratik Cumhuriyetimiz

Kendinizi, yönetim biçimlerini inceleyen bir siyaset bilimci olarka düşünün. Yenki kurulan bir devlet, yönetim şeklini belirlemek istiyor ve bu konuda sizden tavsiye bekliyor. Siz de ülkemizde 1919 tarihinden sonra gelişen olayları, demokrasinin özelliklerini ve demokratik gelişmeleri dikkate alarak seçilerek yönetim biçiminin neden demokratik cumhuriyet olması gerektiğiyle ilgili bir rapor hazırlayınız. Raporunuzda Atatürk’ün “Cumhuriyet rejimi demek demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir.” (Utkan Kocatürk, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri s. 186.) sözünü ve demokrsaiyle ilgili şu özellikleri dikkate alınız.

• Millet egemenliğinin oluşu

• Seçim yapılması

• Çok partili bir sistem oluşu

• İnsanların yasalar önünde eşitliği

• İnsanların hür ve özgür olması

• Kişi haklarına saygı

• Düşünce özgürlüğü

aygunhoca

Sayın TBMM

Millî Mücadele zaferinizi kutlarım. Artık siz de bir değişimin zamanı geldi. En  demokratik ve en hukuki yönetim şekli olan cumhuriyeti seçmenizi öneririm.. Çünkü halkda saltanattan sıkıldı. Cumhuriyette birey yoktur halk vardır. Herkesin hak ve vicdan özgürlüğü vardır. Halk yöneticisini seçimle seçer. Siz ama bunu yavaş yavaş uygulamalısınız. İlk başta tek parti sonra zamanı geldiğinde çok partili sisteme geçmeniz gerekir. Ve ülkeniz laik bir ülke olmalıdır. Laiklik de demokrasinin bir parçasıdır. Artık halkı padişahın verdiği emirlerle değil hukukun hakikatın verdiği emirlerle yönetin. Herkes düşüncesini açıklayabilsin. Yandaşınız değil vatandaşınız olsun.

aygunhoca

Sayfa 67 Türkiye’yi Laikleştiren Kanunlar

A. Aşağıdaki 3 Mart 1920 tarihinde çıkarılan kanunların gerekçeleriyle ilgili bazı görüşler verilmiştir. Her görüşü okuyarak tablodaki boşluklara bunun hangi kanuna dayanarak olabileceğini yazınız. Ardından, bu çıkarılan kanuna yönelik 4-5 cümlelik kendi gerekçesini yazınız.

a. “Bir milletin kültür ve milli eğitim siyasetinde milletin fikir ve duygu bakımından birliğni sağlamak için öğrenim birliği en doğru, en bilimsel, en çağdaş, ve her yerde yararları görülmüş bir ilkedir. Bir millet fertleri ancak bir türlü eğitim görebilir. İki türlü eğitim bir memlekette iki türlü insan yetiştirir. Bu ise his ve fikir birliğine ve dayanışma amçalarına tamamen aykırıdır.”

“Milletin genelinde beliren eğitim ve öğretim birliğinin zaman kaybetmeden uygulanması gereğini görüyoruz. Bu yolda gecikmenin zararları ve bu yolda istekele çalışmanın ciddi ve derin kazançaları hızlı karar v9ermenize neden olmalıdır.” (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri I, s. 347.)

b. “Memleketin genel hayatından orduyu siyasetten ayırmak ilkesi, Cumhuriyet’in daima önem verdiği bir temel noktadır. Şimdiye kadar izlenen bu yoldan cumhuriyet orduları, vatanın emin ve metin bekçisi olarak saygı ve kuvvet konumunda kalmışlardır.” (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri I, s. 348.)

c. “ Bunun gibi bağlı bulunmakla mutlu olduğumuz İslam dinini, asırlardan beri devam ede geldiği gibi bir siyaset aracı konumundan temizlemek ve yüceltmek gerekli olduğu gerçeğini görüyoruz. (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri I, s. 348.)

d. “ Türkiye Cumhuriyeti dahilinde hilafet makamının bulunması Türkiye’yi iç ve dış siyasetinden iki başlı olmaktan kurtaramadı. Bağımsızlığında ve milli hayatında ortaklık kabul etmeyen açık ve gizli bile olsa ikiliye tahammülü yoktur. Yüz yıllardan beri Türk milletinin felaket sebebi ve bununla birlikte uygulamaları ve yaptığı antlaşmalarla bir Türk imparatorluğunun çökmesine sebep olan hanedanın halifelik sıfatı ardında Türkiye’nin varlığına etkili bir tehlike olacağı yaşanan tecrübelerle kesinlikle sabit olmuştur.”

Kanunun adı Size göre kanunun çıkma gerekçesi

a Farklı eğitim isteği.

b Orduyla siyaset birbirine karıştırıldığı için.

c Dini siyasete alet ettikleri için.

d Osmanlı’nın bu yüzden çoktüğü ve birdaha olmaması için.

B. Mustafa Kemal 1 Mart 1924 tarihinde “...Milletin genelinde belirlenen eğitim ve öğretimin birliğinin zaman kaybetmeden uygulanması gereğini görğyoruz.” sözleriyle eğitim ve öğretimde birlik ilkesinin bir an bile zaman kaybedilmeden uygulanabilmesi istemiştir. Sizce Mustafa Kemal’in bu düşünceye ulaştıran etkenler neler olabilir?

Eğitimde zaman kaybetmek istemediği için.

C: 3 Mart 1324 tarihinde çıkarılan kanunları göz önüne aldığınızda bu kanunların bit bütün olarka hangi amaçla çıkarıldığını düşünüyorsunuz?

Ülkeyi diğer batı ülkeleri gibi çağdaş, uygar, demokratik bir hale getirmek için.

aygunhoca

Sayfa 68 Çok Partili Hayat

A. Aşağıdaki soruları cevaplayınız.

1. Atatürk’ün çok partili hayat ve yeni partilerin kurulmasıyla ilgi sözlerini bularak yazınız.

"Bugünkü manzaramız bir diktatorya manzarasıdır. Halbuki ben Cumhuriyeti kendi menfaatim için yapmadım. Hepimiz faniyiz. Ben öldükten sonra arkamda kalacak müessese bir istibdat müessesesidir. Ben ise milletime miras olarak bir istibdat müessesesi bırakmak ve tarihe o suretle geçmek istemiyorum".

2. Atatürk, çok partili bir hayata geçilmesini niçin istemiştir?

Herkesin düşünceleri aynı olmadığından Atatürk çok partili bir hayata geçilmesini istemiştir.

3. Atatürk’ün yeni kurulan siyasi partilerden beklentisi neler olmuştur?

Kendisine karşıt olmasını istemiştir.

4. Mecliste temsil edilen siyasi partiler sizce neyin göstergesidir?

Ülkenin çok partili hayata geçtiğinin göstergesidir.

B. Siyasal partilerin ülkeye ve demokrasiye katkıları neler olabilir? Düşüncelerinizi yazınız.

Çok partili hayat demokrasinin bir parçasıdır. Yeni fikirlerle ülke ilerlemesi için çok faydalıdır.

C: Aşağdıkai tabloya Atatürk’ün yaşadığı dönemde kurulmuş partilerle ilgili bilgileri doldurunuz. Bu partilerden herhangi birin seçerek aşağıdaki soruları cevaplayınızaygunhoca

Parti Kuruluş Tarihi Parti Kurucuları

Cumhuriyet Halk Fıkrası 9 Eylül 1923 Mustafa Kemal Atatürk

Terrakiper ve Cumhuriyeti Fıkrası 17 Kasım 1924 Kazım Karabekir

Rauf Orbay

Serbest Cumhuriyet Fıkrası 12 Ağustos 1930 Fethi Okyar

1. Demokrasinin geliştirilmesi açısından seçtiğiniz partinin politikalarında hangi değişiklikleri yapardınız? Programa neleri ekler veya neleri çıkarırdınız?

Chp’de ekonomiyi daha çok kendi elimizde tutmamız gerektiğini, ordunun üstünde durmamız gibi konuları programa ekletirdim.

Sayfa 69 Çağdaşlaşma Yolunda Hızlı Adımlar

A: Aşapıda Cumhuriyet Döneminde gerçekleştirilen bazı inkılaplar karışık olarak verilmiştir. Siz bu inkılapları tarih şeridi üzerindeki boşluklara kronojik sırayla yazınız. Ayrıca yazdığınız inkılabın gerekçe ve sonucunu da ilgili kutucuklara doldurunuz. Daha sonra da şema altındaki soruyu yanıtlayınız.

Tüm bu inkılapların genel amacını düşündüğünüzde neler söyleyebilirsiniz? Düşüncelerinizi yazınız.

Bu inkılapların amacı ülkeyi batı devletleri gibi lail ve çağdaş bir devlet yapmaktır.

Sayfa 70 Mustafa Kemal’in Düşündükleri

Nutuk’tan alınmış aşağıdaki metni okuyunuz. 1, 2, 3 ve 5. soruları metinden yola çıkarak yanıtlayınız.

Cumhuriyetçi ve yenilikçi olduklarını zannetirmek isteyenlerin yine bu bayrakla atılmaları, dini bağnazlığı coşturarak, milleti cumhuriyete, ilerlemeye ve yenileşmeye karşı kışkırtmak değilmiydi? Yeni parti, dini düşünce ve inançlara saygı perdesi altında: “ Biz hilafeti yeniden isteriz, biz yeni kanunlar istemeyiz, bize Mecelle yeterlidir; medreseler, tekkeler, cahil sofralar, şeyhler, müridler biz sizi koruyacağız, bizimle birlikte olunuz! Çünkü Mustafa Kemal’in partisi hilafeti kaldırdı..” diye bağırmıyor muydu? Yeni partinin slogan bu gerici haykırışlarla dolu değilmiydi?

...

Ne oldu efendiler? Hükümet ve meclis olağanüstü tedbirler almayı gerekli gördü. Takrir-i Sükûn kanununu çıkardı. İstiklal mahkemelerini kurdu. Ordunun savaşa hazır 8-9 tümenini uzun zaman isyanı bastırmak üzere görevlendirdi. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası denilen zararlı siyasi kuruluşu kapattı.

( Nutuk, s. 603-604-606.)

1. Birinci paragrafta sizce hangi partiden söz edilmektedir?

Cumhuriyet Halk Fıkrası

2. Partideki bazı kişilerin halkı kışkırtma nedenleri nelerdir?

Parçada geçtiği gibi “ Biz hilafeti yeniden isteriz, biz yeni kanunlar istemeyiz, bize Mecelle yeterlidir; medreseler, tekkeler, cahil sofralar, şeyhler, müridler biz sizi koruyacağız, bizimle birlikte olunuz! Çünkü Mustafa Kemal’in partisi hilafeti kaldırdı..”  bunlar kışkırtmanın sebepleridir.

3. Partinin bazı temsilcileri, yeniliklere karşı neleri savunuyorlar?

Hilafeti, saltanatı.

4. Birinci paragrafta bahsedilen parti sloganlarının etkisiyle hangi ayaklanma çıkmıştır?

Takrir-i Sükûn Kanunu, Şehy Sait İsyanı.

5. Nutuk’ta ayaklanmayla ilgili hangi önemlerden bahsedilmektedir?

İstiklal Mahkemeleri, Takrir-i Sükûn Kanunu ve isyanı bastırmak için sekiz dokuz tümen görevlendirmesi.

7. Sizce Mustafa Kemal, Terrakkiperver Cumhuriyet Partisi ve isyanla ilgili değerlendirmeleri neden Nutuk adlı eserine almış olabilir?

Nutuk adlı eser bu konular üzerine yazıldığı için.

8. Türkiye, çıkan isyanı bastırmaya çalışırken, hangi sorunu kendi isteğine uygun olarak çözümleyememiştir?

Kendilerini cumhuriyetçi gösterdikleri, bayrak altına sığındıkları için çözümleyememiştir.

9. Demokrasilerde çok partili siyasal yaşam esastır. Bunu rağmen Cumhuriyet Döneminin ikinci partisi olan Terrakkiperver Cumhuriyet Partisinin kapatılmasını çıkan olayları düşünerek değerlendiriniz.

Partinin kapatılması isyanlara ve görüşlerine bağlıdır. Doğru bir karar alınmıştır.

Sayfa 71 Denizciliğimiz

A. Aşağıda verilen cümlelerden doğru olanların başına D, yanlış olanların başına Y harfi koyunuz.

(Y)  1. Cumhuriyet Döneminden önce denizcilik işleri Türkler tarafından yürütülüyordu.

(D)  2. Cumhuriyet Döneminde limanü tersane ve gemi yapımına önem verildi.

(Y)  3. Cumhuriyet sonrasında deniz ticaretiyle ilgili birçok kurum ve kuruluşun yabancıların elinde kalmasına izin verildi.

(Y)  4. Cumhuriyetle birlikte kendi karasularımızda deniz taşımacılığı yapma hakkı yabancılara tanındı.

(D)  5. Cumhuriyet sonrasında denizcilikle ilgili her türlü iş ve işlem bir bütün olarak ele alındı.

(D)  6. Denizcilik; taşımacılık, ticaret, spor ve güvenlik alanlarıyla ilgili bir daldır.

(D)  7. Kabotaj, yabancı ülkelerin dayatmaları sonucu çıkarılmış bir kanundur.

(Y)  8. Ülkemizde denizcilik iş ve işlemlerini yürüten bir bakanlık bulunmaktadır.

(D)  9. Her türlü denizcilik işlerinin Türklerin eline geçmesi günümüzde “Denizcilik ve Kabotaj Bayramı” olarak kutlanmaktadır.

(Y)  10 . Kabotaj Kanunu sayesinde, deniz taşımacılığı ve ticaretiyle uğraşan Türk vatandaşları, avantajlı bir duruma gelmişlerdir.

(D)  11.Kabotaj Kanunu, Türkiye’nin millî iktisat anlayışına uygun olarka çıkarılmıştır.

(D)  12. Deniz filoları ve deniz taşımacılığı bir ülkenin ekonomisi açısından önemlidir.

(Y)  13. Ülkemiz kendi karasularında  güvenliği sağlamakla ancak buralarda deniz ticareti uluslararası bir komisyonca kontrol edilmektedir. 

B. Kabotaj Kanunu’yla elde edilen kazanımlardan hareketle Türklerin 1926 yılı ve önce ve sonrasında denizcilikte haklarını karşılaştırınız.

1926 Öncesi

• Yabancı gemilere Türk karasularında ve limanlarda ticaret yapma izni verildi.

• Osmanlı kabotaj hakkına sahip değildi.

• Gemiler hep yabancıydı.

• İşletim yabancıların elindeydi.

1926 Sonrası

• Kabotaj hakkı verildi.

• Kanunlar çıkarıldı.

Sayfa 72 Gazi Mustafa Kemal’e Telgraf

Mustafa Kemal Atatürk, kendisini düzenleyen suikast girişiminden sonra ülkenin her yerinden, vatandaşların duygularını dile getirdikleri binlerce mektup ve telgraf almıştır. Siz de Mustafa Kemal’e, onun yolundan yürüyeceğinizi, cumhuriyete, çağdaşlaşmaya, ilke ve inkılaplara sonsuza kadar bağlı kalacağınızı bildiren, girişilen suikasttan dolayı üzüntü ve duygularınızı içeren bir telgraf yazınız.

Sayın Paşam

Başınızdan geçen olay için içten geçmiş olsun dileklerimi kutlarım. Bu ülke bu halk size minnettar. Ama bazıları nankör.  Bu olayda görüldüğü gibi. İlke ve inkılaplarınız, kurduğunuz yeni devlet yeni nesile emanet. Padişahın ailesine değil. Size bunlardan dolayı sonsuz teşekkürlerimi sunar ilke ve inkılaplara hayatımın sonuna kadar bağlı kalacağıma and içerim. Saygılar...

Suikast girişiminden sonra Atatürk’ün, o günlerde, kendisine gönderilen mektup ve telgraflara genel bir cevap niteliği taşıyan aşağıdaki demecini okuyunuz. Bununla ilgili soruyu yanıtlayınız.

“Sonuçsuz bırakılan öldürme girişimi nedeniyle topluluklardan, kuruluşundan, görevlerinden, komutanlardan, subaylardan, milletvekillerinden, bütün arkadaş ve vatandaşlarımdan aldığım, içten üzüntülerini dile getiren mektuplar ve telgraf yazılarından doyalı çok duygulandığımı belirtir, onalra teşekkürlerimi sunarım.

Alçak girişimin benim kişiliğimden çok, kutsal cumhuriyetimize ve onun dayandığı yüce ilkelerimize yönelmiş bulunduğuna kuşku yoktur. Bu nedenle genelde gösterilen duygularla cumhuriyet ve ilkelerimize olan bağlılığın ne derece sonsuz olduğuna bir kez daha inandım. Temeli büyük Türk milletinin ve onun kahraman çocuklarından oluşan büyük ordumuzun vicdanında akıl ve bilincinde kurulmuş olan cumhuriyetimizin ve milletin ruhundan bir ilkelerimizin bir vücudun yok edilmesi ile bozulabileceği görüşünde bulunanlar çok zayıf dimağlı talihsizlerdir...”

(Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, s. 706.)

Mustafa Kemal, demecinde suikast girişimini nasıl değerlendirmiştir?

Atatürk bu saldırıyı kınamış ve mektuplarla Türk halkının ona bağlılığını bir daha anlamıştır.

Sayfa 73 Nutuk’u Anlamak

Aşağıdaki metin Nutuk’un Almanca çevirisinde yer alan ön sözden alınmış bir bölümdür. Metni okuyarak aşağıdaki soruları cevaplayınız.

Ön Söz

“ Bu söylevin şekli ve kapsamı gibi içeriği de olağanüstü olup yüzlerce yıllık Türk tarihi ve konuşmacının halkının yönetimini ele almak ve onu zillet ve yıkıntıdan çıkarıp özgürlük ve yüceltmeye götürmek üzere kendisini görevlendirilmiş hissettiği günden itibaren yaptığı çalışmalar hakkında bilgi vermektedir. Dış tehlikenin uzaklaşmış ve içeride köktenm önlemlerle yeni bir geleceğin temellerinin atılmış olduğu bugün, Mustafa Kemal Paşa halkına, yeni Türkiye’nin nasıl olmuş olduğunu hangi esaslar üzerine kurulmuş oldupunu ve geleceğe hangi yollara ulaşılması gerektiğini göstermek zorunluluğunu hissetmişti.”

(Zeki Cemil Arda, Atatürk’ün Büyük Nutuk’unun Almanca Çevirisinde Yer Alan Ön Söz)

1. Nutuk niçin Almancaya çevrilmiş olabilir?

Nutuk dünya çapında bir kitap olduğu için.

2. Ön Söz’de Atatürk’ün hangi özelliklerinden söz edilmeketedir?

İleri görüşlüğü ve çağdaşlığı

3. Ön Söz’e göre Nutuk, hangi konularda bilgi vermektedir?

Zorlukları ve çaresizliği

4. Atatürk, Nutuk’u hangi amaçla yazmıştır?

O günleri anlatmak ve yeni nesile ışık tutsun diye yazmıştır.

5. Nutuk’ta yer alan konu başlıklarını inceleyerek Nutuk’un hangi konualrı kapsadığını yazınız.

Nutuk 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm Samsun’dan TBMM’nin açılışına kadar olan kısmdır. İkinci bölüm TBMM dönemidir. Üçüncü bölüm Cumhuriyet bölümüdür.

6. Nutuk’un ön sözünü siz hazırlayacak olsanız bu bölümde neler yazardınız?

O günlerin zorluğunu, yeni nesilin görevlerini, ilke ve inkılaplara bağlılığın önemini yazardım.

Sayfa 74 Atatürk’e Göre Eğitim

A. Aşağıda 1, 2 ve 3. soruların her biri için Atatürk’ün sözleri yer almaktadır. Bu sözleri okuyarak ilgili soruları cevaplayınız.

1. “En önemli, en esaslı nokta eğitim meselesidir. Eğitimdir ki bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüce bir sosyal toplum olarka yaşatır veya bir milleti esaret ve yoksulluğa ter eder.” (Atatürk’ün Eğitimle İlgili Düşünceleri, s. 117.)

Mustafa Kemal Paşa’ya göre eğitimin toplum yaşamında nasıl bir rolü vardır?

Atatürk için en önde gelenlerdendir. Milleti esaret ve cahillikten kurtarır.

2. “ Bugün hepimizin en önemli ve en verimli görevimiz millî eğitim işleridir. Millî eğitim işlerinde kesinlikle başarı olmak gerekir ve olacağız. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu şekilde olur.” (Atatürk’ün Eğitimle İlgili Düşünceleri, s. 119.)

Sizce Mustafa Kemal Paşa, bir milletin kurtuluşunu millî eğitimde görmüştür?

Eğitimin milleti özgür, bağımsız, çağdaş bir toplum yapacağı için

3. “Okul, genç beyinlere, insanlığa saygıyı, millet ve memlekete sevgiyi, özgür yaşamayı, onuru, bağımsızlığı, öğretir. Bağımsızlık tehlikeye düştüğü zaman, onu kurtarabilmek için izlenmesi uygun en güvenli yolu belletir. Memleket ve milleti kurtarmaya çalışanların, aynı zamanda mesleklerinde birer namuslu uzman ve birer çalışkan bilgin olmaları gerekir. Bunu da sağlayacak yine okuldur.” (Atatürk’ün Eğitimle İlgili Düşünceleri, s. 223, 225.)

Mustafa Kemal Paşa’ya göre okullarda eğitim öğretim gören kişiler hangi özellikleri kazanmalıdırlar?

Saygıyı, millet ve memlekete sevgisi, özgür yaşamayı, onuru, bağımsızlığı kazandırır.

B. Tabloyu inceleyerek aşağıdaki soruları cevaplayınız.

Tablo 1: Okul ve Öğrenci Sayıları

Yılı Okul sayısı Öğrenci sayısı

1923-1924 4989 348.687

1937-1938 6908 859.798

2003-2004 52.000 18.678.262

2005-2006 54.953 20.442.401

Maarif İstatistikleri 1937-1938, No:145, s.II; MEB

1. Öğrenci sayısında yıllara göre nasıl bir değişim görüyorsunuz? Bu değişim okul sayısını nasıl etkilemektedir?

Okul ve öğrenci sayısı giderek artmıştır.

2. Tabloyu dikkate alarak eğitim alanındaki gelişmeleri yorumlayınız.

Bu artışla ülkemiz okur yazar olmuş, bilimsel alanlarda ilerlemiştir.

aygunhoca

Sayfa 75 Tarihimi ve Dilimi Araştırıyorum

“Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.”

(Utkan Kocatür, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, s.281.)

Atatürk’ün Türk tarihinin araştırılmasına verdiği önemi düşünerek yukarıdaki sözü açıklayınız.

Bu şekilde genç geçmişini tanıyıp o ceseretle büyük işlere imza atacak.

2. Türk Tarih Kurumunun www.ttk.gov.tr İnternet sayfasına giriniz. İnternes sayfasından yararlanarak aşağıdaki tablodaki boşlukları doldurunuz. Tablonuza bir isim veriniz.

Projeler Başlangıçtan Günümüze Türk Dünyası Tarihi Projesi, Türkiye'nin Sosyal ve Kültürel Tarihi Projesi, Yurtdışındaki Tarihî Türk Eserlerinin Tespiti Projesi

Bilimsel toplantılar İdil-Ural Sempozyomu, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi I. Uluslararası Tarih Sempozyomu

Yeni çıkan yayınlar Avrasya Türkologları Sözlüğü, Tarih Araştırmalarında Usûl

3.

DAĞARCIĞINIZA HER GÜN İKİ SÖZ

e-POSTANI BİLDİR HER GÜN İKİ KELİME ADRESİNE GELSİN

Türk Dil Kurumu, elektronik posta adresini bildiren herlese günde iki   kelimeyi, anlamı ile birlikte ücretsiz olarka gönderiyor.

“Dağarcığınıza Her Gün İki Söz” uygulamasından yararlanmaya ne dersiniz? Türk Dil Kurumunun www.tdk.gov.tr İnternet sayfasına giriniz. Dağarcığınıza Her Gün İki Söz bağlantısını tıklayarak e-posta adresinizi gönderiniz. E-posta adresinize Türk Dil Kurumunun gönderdiği iki kelimeyi aşağıya yazıınız.

O hizmet artık hizmet vermiyor

Sayfa 76 Kubilay Anıtı

A. 1 ve 2. soruları aşağıdaki metne göre cevaplayınız.

Nadir Nadi’nin Babası Yunus Nadi’ye Mektubu

“ Şu cumhuriyet kurbanı Kubilay adını Cumhuriyet gazetesi bir anıt yapma girişiminde bulunsa nasıl olur dersiniz? Bir milletin medeni seviyesi ancak o milletin duyduğu heyecanların güzelliği ile ölçülür. Heyecan olmayan bir şeyde hayatın ne manası var? Bir asker vazifesini yaparken, yani Cuhmuriyet’i korurken kafası kesiliyor. Önümüzdeki vaziyette cumhuriyet millete pekâlâ hâkim olabilir. Yapılacak iş şudur: Menemen’de Kubilay’ın öldürüldüğü yerde muhteşem bir anıt dikmek ve bu eserin vücuda gelebilmesi için bütün vatandaşları ve özellikleri Menemenlileri ve izmirlileri katılıma davett etmek...”

(“Menemen’de Kubilay Namına Cumhuriyet Abidesi Yapılack”; Bir gazete haberi, 11 art 1931.)

1: Nadir Nadi, neden Kubilay adına bir anıt dikilmesini istemiştir?

Çünkü bir milletin medeni seviyesi ancak o milletin duyduğu heyacanla güzelliği ile ölçüldüğü için.

2. Kubilay Olayı’na bir Türk gencinin tepkisini ve Kubilay adına anıt dikilmesi isteğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Gençlerin tepkisi olumdur. Bencede çok güzel bir fikir.

B. Kubilay Anıtı’nı yaptırmak için kurulan komisyon bir proje yarışması düzenlemiştir. Heykeltıraş Ratip Aşir’in projesi kabul edilerek anıtın yapımı 1934 yılında tamamlanmıştır. Siz de Kubilay Anıtı’nın fotoğrafını bularak yandaki kutucuğa yapıştırınız.

1. “İNANDILAR, DÖVÜŞTÜLER, ÖLDÜLER, BIRAKTIKLARI EMANETİN BEKÇİLERİYİZ.”

(Kubilay Anıtı’ndaki kabartma harflerle yazılan yazı)

Anıt üzerinde bulunan yukarıdaki söz hakkında düşünceleriniz yazınız.

Onların bizim için savaştığını ve bu vatanı bize emanet  . Bizde bu vatanın bekçileriyiz.

2.Kubilay anıtı üzerine Kubilay ve olayda şehit edilenlerle ilgi bir söz yazsaydınız, ne yazardınız?

“Ölüp gibi yeniden dirilmeyide biliriz.”

Sayfa 77 Cumhuriyetten Günümüze Şehrimiz

1. Yaşadığınız ilin veya ilçenin şehir merkezini, cumhuriyetin ilk yıllarına ve günümüze ait fotoğraflarla tanıtınız. Tablodaki üst bölüme gotoğrafları yapıştırınız. Tablodaki alt bölümde ise süreç içinde yaşadığınız yerin değişimini mimarlık ve şehir planlaması açısından değerlendiriniz.

Cumhuriyetin İlk Yıllarında Şehir  Merkezimiz

Günümüzde Şehir Merkezimiz

Cumhuriyet döneminde Ankara gelişmemiş kayalık bir şehirdi. Ama günümüzde çok gelişmiş ve merkezi bir şehir haline gelmiştir.

2. Şehrinizde yer alan Atatürk Anıtı’nın fotoğrafını sol sütüna yapıştırınız. Sağ sütüna anıtla ilgili istenen bilgileri yazınız.

Nerede yapıldı?: Ankara Ulus’ta

Ne zaman yapıldı?: 1925 yılında başlanıp 24 Kasım 1927 yılında buraya konulmuştur.

(Not: Meydan çalışması nedeniyle bir kere yeri değiştirilmiştir.)

Kim tarafından yapıldı?: Avusturyalı sanatçı Heinrich Krippel tarafından yapılmıştır.

Anıt hakkındaki düşüncelerim: Anıtın işçiliği çok güzel. Kurtuluş Savaşı’nı çok güzel temsil etmiş.

Sayfa 78 Çağdaş Bilim Kurumları Üniversitelerimiz

Ataütrk, 1937 yılında “büyük dava” olarak nitelediği Türkiye çapındaki üniversiteleşme programını Türk milletinin en uygar, en mutlu millet olması yolundaki temel proje olarak ele almıştır. Bu konuda şunları söylemiştir.

“Bu, yalnız kurumlarında değil, düşüncelerinde temeli bir inkılap yapmış büyük Türk milletinin idealidir. Bu ideali en kısa bir zamanda başarmak için, fikir ve hareketi beraber yürütmek mecburiyetindeyiz. Bu girişimde başarı ancak, süreli bir plânda ve en rasyonel tarzda çalışmakla mümkün olabilir. Bu sebeple, okuyup yazma bilmeyen tek vatandaş bırakmamak memleketin büyük kalkınma savaşının ve yeni çatısının isteği teknik elemanlar yetiştirmek memleket davalarının ideolojisini anlamak, anlatacak, nesilden nesile yaşatacak gert ve kurumlar yaratmak işte bu önemli hedefleri en kısa zamanda temin etmek, Maarif Vekâletinin üzerine aldığı büyük ve ağır mecburiyetlerdir.

İşaret eğitim hedefleri, Türk gençliğinin zihninde ve Türk milletinin şuurunda daima canlı bir halde tutmak, üniversitlerimize ve yüksek okullarımıza başlıca görevidir.”

(Burhan Göksel, “Atatürk’ün Eğitim Hakkındaki Görüşleri ve Misak-ı Maarif”)

1. Atatürk , üniversitelşme progrmını neden “büyük dava” olarak nitelemiş olabilir?

Eğitimi önem verdiği için olabilir.

2. Atatürk’ün idealini hayata geçirmesinde üniversitelerin rolü nedir? Düşünceleriniz yazınız.

Memleketi kalkındıracak, anlatacak, davaların ideolojisini anlayacak insanlar yetiştirmek.

ÜNİVERSİTEMİZ

Çevrenizdeki bir üniversitenin İnternet sayfasından yararlanarak aşağıdaki tabloyu doldurunuz.

Üniversitemizin kuruluş yılı: 1926

Üniversitemizin birimleri: Tıp • Eğitim • Fen Edebiyat • Hukuk • Mühendislik • Mimarlık • Eczacılık • Güzel Sanatlar  • Diş Hekimliği • İletişim • Sanat ve Tasarım • Sağlık Bilimleri • Teknoloji • Turizm

Üniversitemizin bilimsel proje ve çalışmaları: Tıp alanındaki çalışmalar

Fotoğraflarla üniversitemiz:

Sayfa 79 Sağlık Kurumlarımız

Sağlık Bakanlığının İnternet adresinden ve yararlanarak aşağdaki soruları cevaplayınız.

Ne zaman kuruldu?: 1923 yılında

Kuruluş amacı: Toplumun hayatını bedenen, ruhen ve sosyal bakımdan tam iyilik hâli içinde sürdürmesini sağlamak için fert ve toplum sağlığını korumak ve bu amaçla ülkeyi kapsayan plan ve programlar yapmak, uygulamak ve uygulatmak, her türlü tedbiri almak, gerekli teşkilatı kurmak ve kurdurmak için kurulmuştur.

Faaliyetleri: Veremle savaş, kanserler savaş vs.

Atatürk’ün sağlık ile ilgili görüşleri: Sağlık ve sosyal yardım hususlarında takibettiğimiz gaye şudur: Milletimizin sıhhatinin korunması ve takviyesi, ölümün azaltılması, nüfusun arttırılması, bulaşıcı ve salgın hastalıkların etkisiz hale getirilmesi, bu suretle millet fertlerinin dinç ve çalışmaya kabiliyetli bir halde sıhhatli vücutlar olarak yetiştirilmesi... 1922 (Atatürk’ün S.D. I, S. 217)

1. Cumhuriyetin ilk yıllarında faaliyete bulunan sağlık kurumlarından bir tanesi hakkından araştırma yaparak bu kurumun, nerede, ne zaman ve hangi amaçla kurulduğunu yazınız. Çalışmaları hakkında bilgi veriniz.

Kızılay 1868 yılında faaliyetlere başlamıştır. Temel ilkeleri olan insanlık, ayrım gözetmemek, tarafsızlık, bağımsızlık, hayır kurumu niteliği, birlik ve evrensellik çerçevesinde çalışan bir yardım kuruluşudur. Personelinin bir kısmı gönüllü olarak, bir kısmı ise maaşlı olarak çalışır.

2. Toplum sağlığının korunması için neler yapılmalıdır? Bu konuda devlete ve vatandaşlara düşen görevler nelerdir?

Kızılay gibi kuruluşlarla devlet yardımıyla halkı bilinçlendirmelidir. Vatandaşlarda bu uyarıları dikkate almalıdır.

Sayfa 80 İstatistik Okuyoruz

Aşağıdaki “Nüfus ve İstihdam İstatistiği” tablosunu inceleyiniz. Tablo 1’deki verileri de dikkate alarak soruları cevaplayınız.

Yıllar Toplum Nüfus *000 Tarım Sektöründe Çalışan

Nüfus *000

1927 13.648 10.342

1935 16.158 12.355

1940 17.820 13.474

1945 18.790 14.103

2000 67.420 7.103

2002 69.626 7.618

2003 70.363 7.165

2004 71.152 7.400

2005 72.065 6.493

2006 72,974 5.932*

 

Kaynak: TÜİK, DPT

* 2006 Yılı Kasım ayına kadar

• Yukarıdaki sayılara (000) ekleyiniz.

1. Toplam nüfus ile tarım sektöründe çalışan nüfus 2006 yılına kadar nasıl bir değişim göstermiştir?

Toplam nüfus artmış tarım sektörü azalmıştır.

2. Toplam nüfus artarken tarım sektöründe çalışan nüfusun azalmasının sebepleri neler olabilir?

Tarımdan sanayileşmeye geçtiğimiz için.

3. Sizce, toplam istihdamda tarımın payının azalması tarımda üretimi nasıl etkilemiş olabilir?

Üretimde düşüş yaşanmıştır. Ürünler pahalanmıştır.

Sayfa 81 Onuncu Yıl Nutku

1. Aşağıdaki tabloda, Onuncu Yıl Nutku’ndan alınan bölümleri okuyunuz. Bu bölğmlerde Ataütrk’ün gösterdiği hedefleri ve bu hedefler doğrultusundan yapılan inkılapları yazınız.

Onuncu Yıl Nutku’ndan Gösterilen Hedef Yapılan İnkılaplar

“...Fakat yaptıklarımızı asla yeterli görmeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. Yurdumuzu dünyanın en bayındır ve en medinî memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü çağdaş medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız.

Bunun için, bizce zaman ölçüsü geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil, asırımızın sürat ve hareket kavramına göre düşünülmelidir. Geçen zamana oranla, daha çok alışacağız. Daha az zamanda, daha büyük işler başaracağız. Bunda da başarılı olacağımıza şüphem yoktur.” Yaptıklarımızla yetinmemeyip çağdaş batı devletlerinin seviyesine gelmek için çok çalışmak. Türk Dil Kurumu

“Şunu da önemle belirtmeliyim ki, yüksek bir insan olan Türk milletinin tarihi bir neliği de güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir.

Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorgunluk bilmeyen çalışkanlığını, yaradılıştan sahip olduğu zekâsını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, milli birlik duygusunu devamlı olarak ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek geliştirmek milli idealimizdir. Güzel sanatları sevmek, yorulmak bilmeyen bir karakter olmak, ilme bağlı olmak. Medreselerin kaldırılması

“Bugün, aynı inanç ve kesinlikle söylüyorum ki, milli idale tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin büyük olduğunu bütün medenî dünya, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır.

Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medenî ve büyük medenî kabileyi, bundan sonraki gelişmesi iele geleceğin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.” Türk Tarih Kurumu

1. Onuncu Yıl Nutku’nda Mustafa Kemal Paşa’nın hangi kişilik özelliklerini görüyorsunuz?

Vatanseverliğini, mantıklılığını, ileri görüşlülüğünü görüyorum.

2 Mustafa Kemal Paşa Onuncu Yıl Nutku’nda Türk milletinin hangi özellikleri üzerinde durmuştur?

Cesareti, vatanseverliliği ve azmi.

Sayfa 82 Düşündüğümü Yapabiliyorum.

Aşağıdaki metinleri okuyunuz. Ardından soruları cevaplayınız.

1924 yılı bütçesine de, spor için Atatürk’ün talimatlarıyla 50.000 Tl ödenerek konulmuştur. Yine 1924 yılında yayımlanan Köy Yasası, köylerde “nişan alma, cirit, güreş” gibi köy oyunlarını özendirici hükümlere yer vermiştir.

Atatürk’ün ölümü üzerine dönemin en ünlü spor gazetesi L’Auyo (Fransa)’da yayımlanan makale aynen şöyledir: “...Dünyada ilk defa beden eğitimini zorunlu kılan devlet adamıydı. Söylev ve kâğır üzerinde kalmayan icraatlarıyla, stadyumlar ve spor tesisleri yaptırdı. Döneminde Türkiye’de spor gittikçe artan önem ve değer kazandı.”

Atatürk, her alanda olduğu gibi sporda da bilim yolundna ayrılmamayı tavsiye ederken, sporun önemi üzerinde de durmuş ve ona yeni bir benlik kazandırmıştır. “Müspet bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde olduğu kadar, beden terbiyesinde de kabiliyeti arttırmış ve yükselmiş olan erdemli, kuvvetli bir nesil yetiştirmek, ana siyasetimizin açık dileğidir.” Sözleriyle de bunu kanıtlamıştır.

Atatürk, sanatın tarifini şöyle yapmaktadır: “Sanat güzelliğin ifadesidir. Bu ifade sözle olursa şiir, ezgi ile olursa musiki, resim ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltıraşlık, bina ile olursa mimarlık... olur.”

Atatürk’ün müziğe tutkunluğu o kadar fazladır ki savaş meydanlarında bile fırsat bulduğunda mızaka bandosu çaldırarak askerin mmoralini düzeltmiştir. Kurtuluş Savaşı sırasında da Atatürk, Ankara’Da bir bandonun oluşturulmasını istemiştir. Bu bando her hafta çeşitli marşları meydanda, halk huzurumda çalarak insanlarda mücadele ruhunun uyanmasında etkili olmuştur.

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasının temelleri Atatürk döneminde atılmıştır.

1936 yılında İstanbul’da Balkan uluslarıyla oluşturulan doslut doğrultusunda Türk folklaır ekiplerinini de katıldığı Balkan Festivali düzenlenmiştir. Opera, tiyatro, müzik, resim, el sanatları, sinema, edebiyat, heykeltıraş, mimari sanatlarından toplumun millî benliğini kaybetmeden kültürel yaşntısından çağdaş değişiklikler yapmayı esas kabul eden Mustafa Kemal Atatürk, sanatın ve sanatçının koruyucusu olmuştur.

www.gsgm.gov.tr

1. Yukarıdaki örnek olayları da göz önünde bulundurarak Cumhuriyet döneminde sanat ve spora yönelik bakış açısını tabloya yazınız. Günümüzde sanat ve spora yönelik bakış açısını kendi gözlemlerinize dayanarak tabloya yazınız.

Cumhuriyet DönemiGünümüz

Sanat Bu dönemde Atatürk sayesinde sanata önem verilmeye başlanmıştı. Sanat okulları açıldı. Ve sanata önem veriliyor.

Spor Bu dönemde sporla ilgilenme yoktu. Çünkü savaştan yeni çıkılmıştı. Ama bütün bunlara rağmen Atatürk sanat gibi sporada çok önem vermiştir. Spor okulları var. Okullarda beden eğitimi dersleri var. Ve spora ülkemiz çok önem veriyor.

2. Atatürk’ün öğretmenlere hitaben söylediği: “Yeni Türkiye’nin birkaç yıla sığdırdığı askerî, siyasi, ve idari inkılaplar, sizin, saygıdeğer öğretmenler, sizin toplum yaşayışı ve düşünce inkılabındaki başarınızla güçlenektir. Hiçbir zaman hatırınızdan çıkmasın ki Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür kuşaklar ister.’ (1924, Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, s.606.) sözü size neyi ifade etmektedir? Açıklayınız.

Atatürk’ün yeni nesilden zeki çalışkan bağımsız bir nesil olmalarını istemesi.

3. Düşünce ve ifade özgürlüğünün olmadığı bir ülkede yaşasaydınız ne gibi sorunlar yaşardınız?

Düşüncemi ifade edemezdim. Onların bağnazlığını kabul etmek zorunda kalırdım.

4. Sizce, düşünce ve ifade özgürlüğünün olmadığı bir toplumda sanat ne kadar gelişim gösterebilir? Açıklayınız.

Sanat farklı düşünceleri gösterir. Düşünceleri göstermeyen bir ülkede sanat olmaz.

Sayfa 83 Görelim, Unutmayalım

Aşağıdaki afişleri inceleyerek soruları cevaplayınız.

1. Yukarıdaki afişler hangi kurumlar tarafından yayımlanmıştır?

Türkiye Silahlı Kuvvetleri, UNFPA

2. Sizce afişlerin vermeye çalıştığı mesaj nedir? Afişlerdeki resim ve metinleri yorumlayınız.

Kadına şiddete uygulamamalıyız. Onları korumalıyız.

3. Afişlerin hedef kitlesi kim olabilir?

Kadınlara şiddet uygulayanlara.

4. Mustafa Kemal Paşa’nın “Kadınlarımız erkeklerden daha çok aydın, daha çok verimli, daha çok bilgi olmak zorundadır.” sözünden ne anlıyorsunuz?

Kadınlarımıza önem vermemiz gerektiğini, onları korumamız gerektiğini.

Sayfa 84

5. Aşağıdaki kutuya, yapacağınız araştırmalar ve derste öğrendiklerinizin ışığında aşağıdaki konu başlıklarından birini ele alarak afiş, resim, kompozisyon veya şiir çalışması yapınız. Yaptığınız çalışmaya bir başlık koyunuz.

(Çalışmanızı sınıfta arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz).

• Ülkemizde ve dünyada kadınların sosyal ve siyasal haklarını kazanmaları

• Kadının, aile ve toplumdaki konumunun değişim süreci

Kırmızı Gülaygunhoca

Kadınlar kırmızı bir güldür,

Dikeni batmaz.

Tartışmalar kavgayla,

Şiddetle son bulmaz.

Sayfa 85 İyi Bir Gelecek İçin

A. Eğitim göremeyen bir çocuğun duygularıyla yazılmış aşağıdaki metni oluyarak ilgili soruları cevaplayınız.

Sayfa 86

1. Önceki sayfada yer alan kompozisyonda eğitimle ilgili ne tür sorunlardan bahsedilmektedir?

Okulun küçük olması, okulda tek bir sınıf olması, geçim sıkıntısından okula gidememe sorunlarından bahsedilmektedir.

2. Kompozisyonda çocuğun eğitimle ilgili hangi hakları dile getiriliyor?

7 yaşına gelen her çocuğun okula gitme hakkından.

3. Size Millî Eğitim Bakanı olma fırsatı verilse eğitim sorunlarını çözmek ve gelecek nesillere daha iyi bir eğitim ortamı bırakmak için neler yaparsınız?

Devlet hazinesiyle bütün okulların tadilatını, ihtiyaçlarını karşılarım. Son teknolojiyle sınıfları donatırım.

B. Mustafa Kemal’in önderliğinde TBMM’de kabul edilen, Tevhid-i Tedrisat Kanun ile öğretimde birlik sağlanmıştı. Bu kanunla cinsiyet farkı gözetilmeksizin eğitimde fırsat eşitliği getirildi. Böylece kızlara da eğitimin kapıları açıldı.

Mustafa Kemal Paşa, kadınların eğitimi ile ilgili düşüncelerini şöyle açıklamıştır;

“Bir yandan genel olan bilgisizliği yok etmeye çalışmakla beraber, diğer yandan sosyal hayatta bizzat çalışkan ve verimli elemanlar yetiştirmek gerekir. Buda ilk ve ortaeğitimin uygulamaları bir şekilde olmasıyla mümkündür. Ancak bu sayede sosyal toplumlar iş adamlarına, sanatkarlarına sahip olur. Ancak millî dehamızı geliştirmek, kültürlerimizi layık olduğu düzeye oluşturmak için yüksek meslek sahiplerinide yetiştireceğiz.

Bayanlar, baylar! Kesinlikle bilmeliyiz ki iki parça olarak yaşayan milletler çok zayıfdır, hastadır. (1922) Yeni Türkiye’nin Milli Eğitim programında kadın ile erkeğin aynı derecede öğrenim görmesi kararlaştırılmıştır.  “...Kadınlarımızın yetiştireceği fedekâr, ilerlemiş çocuklarla geleceğimizin ne kadar parlak olacağını düşünüyorum.” (1923)

(Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri. s. 389.)

1. Mustafa Kemal Paşa, yeni kurulan devlette neden kadın ve erkeğin eşit düzeyde eğitim görmesini istemiştir?

Kadınların da erkekler gibi okuyup ülke çıkarları için çalışması için.

Sayfa 87 Bizim Haklarımız

A. Aşağıdaki tarih şeridini inceleyerek soruları yanıtlayınız.

Tablo 1: Kadın Haklarının Dünyada ve Ülkemizde Tarihsel Gelişimi

1. Yukarıdaki tabloya bakarak ülkemizde kadın hakları konusunda atılan adımları ve dünyada kadın halkları konusundaki gelişmeleri değerlendiriniz.

Kadınlar yıllar ilerledikçe haklarını kazanmış ve erkek kadın ayrımı ortadan kalkmıştır.

2. Sizce, 1926 yılında yürürlüğe giren Medeni Kanun neden 2002 yılında değişmiş olabilir?

Daha iyi bir kanun yürürlüğe girmiş olabilir.

B. Aşağıdaki soruları cevaplayınız.

1. Kadınların başta siyaset olmak üzere, tüm karar alma süreçlerine aktif katılımları toplumların gelişmişlik düzeyini nasıl etkiler?

Ülkenin siyasi ve çağdaşlık anlamda gelişmişliğini gösterir.

2. Türkiye’de değişik yıllarda TBMM’de yer alan toplam milletvekili ve kadın milletvekili sayısı:

Yılı:              Milletvekili Sayısı:             Kadın Milletvekili Sayısı:       Yüzdesi:

1935                       395                                           18                                     4,6

1950                       487                                            3                                       0,6

2002                       550                                           24                                     4,4

2007                       550                                           50                                       9

 

 

Son yıllarda kadınların siyasete katılımındaki değişimin sebep ya da sebepleri ne olabilir?

Kadınlarında parlementoda söz sahibi olmak istemesi.

3. Günümüzde Türk kadınının medeni hukuka göre sahip olduğu haklar nelerdir? Sizce önemli olanları yazınız.

Eğitim hakkı, oy kullanma hakkı ve kendi soyadını kullanabilmesi gibi haklar.

4. Yeni Türk Medeni Kanunu, toplumda kadının insanca, uygarca ve eşit yaşanmasına yönelik neler getirmiştir?

Kadınları erkekle eşit yapıp erkeklerin bütün haklarını kadınlarada vermiştir.

5. Kadının, hayatını, ailede, sosyal çevrede, devlet dairelerinde ve uluslararsı üzeyde etkileyen siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel gelişmeleri değerlendirerek aşağıdaki sorunlara yönelik çözüm yollarını öneriniz.

Kadın ve ekonomi: Kadınlar artık ekonomiye dahil olmaya başladı. Bu sayı daha da arttırılabilir.

Kadın ve eğitim: Kadınların hemen hepsi artık okuma yazma biliyor. Okula gidemeyen kız çocuklarıda var. Böyle ailelere ağır cezalar verip gözlerini korkutmalı ve çocuklarını okula göndermeli.

Kadın çevre ve sağlık: Yardıma muhtaç kadınlar devlet sayesinde sağlık sorunlarını giderebilir.

Karar alma mekanizmalarında kadın: Artık kadınlar parlementoda, iş yerlerinde vs. gibi yerlerde artık fikirlerini söylüyor kararlara etki ediyor.

Kadının hakları: Kadınlar erkeklerle eşittir. Ama bazı yobaz insanlar kadının haklarını çiğniyor ve onlara şiddet uyguluyor. Devlet böyle mağdur insanlara yardım etmeli.

Kadın ve medya: Medyada artık kadınlarda var. Ama bazı haberler kadınlarla ilgili asparagas haber yapıyor ve gururunu rencide ediyor. Böyle habercilere ceza verilmeli

Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.

Ayrıca Bakınız

Tc İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Çalışma Kitabı Cevaplar Tüm Sayfalar

8.Sınıf,  Tc İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük,  Çalışma Kitabı, Cevapları, sayfa, sayfa cevaplar, tamamı, meb yayınları, meb, tüm yayınlar, inkılap çk, çk