Facebook sayfamızı beğenerek destek olabilirsiniz.

Çalışma Kitabı Cevapları

İlköğretim ve Lise dersleri, konuları, soruları, performans proje ödevleri, sunuları, çalışma kitabı cevapları

Tarih Haritaları

Bütün Tarih Haritalarını bulabileceğiniz Tarih haritası siteniz.

Coğrafya Haritaları

Coğrafya Haritalarını bulabileceğiniz siteniz

Atatürk Sözleri Vecizeleri

PDFYazdırE-posta

TC inkılap Tarihi ve Atatürk - Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük Konuları

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 

 

UYGARLIK VE ÇAĞDAŞLAŞMA HAKKINDA SÖYLEDIKLERI !!!

 

Medeniyetin ne olduğunu başka başka tarif edenler vardır. Bence medeniyeti, kültürden ayırmak güçtür ve lüzumsuzdur. Bu görüşümü izah için kültür ne demektir tarif edeyim : Bir insan cemiyetinin a- Devlet hayatında, b- Fikir hayatında yani ilimde, içtimaiyatta ve güzel sanatlarda, c- Iktisadi hayatta yani ziraatte, sanatta, ticarette kara, deniz ve havaya ait ulaşım işlerinde yapabildiği şeylerin bileşkesidir. Bir milletin medeniyeti denildiği zaman, kültür namı altında saydığımız üç nevi faaliyet bileşkesinden hariç ve başka bir şey olamayacağını zannederim. Şüphesiz her insan cemiyetinin kültürü, yani medeniyet derecesi bir olamaz. Bu farklar, devlet, fikir, iktisadi hayatların her birinde ayrı ayrı göze çarptığı gibi bu fark, üçünün bileşkesi üzerinde de görünür. Mühim olan bileşkeler üzerindeki farktır. Yüksek bir kültür, onun sahibi olan millette kalmaz, diğer milletlerde de tesirini gösterir, büyük kıtalara şamil olur. Belki bu itibarla olacak, bazı milletler yüksek ve kapsamlı kültüre, medeniyet diyorlar. Avrupa medeniyeti, şimdiki çağ medeniyeti gibi.
1930 (Afetinan, Atatürk Hakkında H.B., s. 267)

Medeniyet demek, af ve müsamaha demektir.
(Hasan Rıza Soyak, Fotoğraflarla Atatürk
ve Atatürk'ün Hususiyetleri, 1965, s. 29)

Zulüm, medeniyetle uyuşamaz. Yeteneksizlik de affa layık bir şey olamaz. Çünkü, milletler işgal ettikleri arazinin hakiki sahibi olmakla beraber beşeriyetin vekilleri olarak da o arazide bulunurlar. O arazinin servet kaynaklarından hem kendileri istifade eder ve dolayısıyla bütün beşeriyeti istifade ettirmekle görevlidirler. Bu prensibe göre, bundan aciz olan milletler yaşama ve bağımsızlık hakkına layık olamamak lazım gelir.
1920 (Nutuk III, s. 1182)

Medeniyetin coşkun seli karşısında mukavemet boşunadır ve o, gafil ve itaatsizler hakkında çok amansızdır. Dağları delen, göklerde uçan, göze görünmeyen zerrelerden yıldızlara kadar her şeyi gören, aydınlatan, tetkik eden medeniyetin kudret ve yüksekliği karşısında, ortaçağa ait zihniyetlerle, iptidai hurafelerle yürümeye çalışan milletler, mahvolmaya veya hiç olmazsa esir ve aşağı olmağa mahkûmdurlar. Halbuki Türkiye Cumhuriyeti halkı, yenileşen ve olgun bir kütle olarak ilelebet yaşamaya karar vermiş, esaret zincirlerini ise tarihte görülmemiş kahramanlıklarla parça parça etmiştir.
1925 (Mustafa Selim Imece,Atatürk'ün Ş.D.K. ve I.S., s. 47)

Benim kanaatim o idi ki ve daima o oldu ki, dünyada insan diye yaşamak isteyenler, insan olmak vasıflarını ve kudretini kendilerinde görmelidirler... Bu uğurda her türlü fedakarlığa razı olmalıdırlar. Yoksa, hiçbir medeni millet, onları kendi sırasında ve safında görmek istemez.
1926 (Falih Rıfkı Atay, Atatürk'ün B.A., s. 99-100)

Bilirsiniz ki dünyada her milletin varlığı, kıymeti, hürriyet ve bağımsızlık hakkı, sahip olduğu ve yapacağı medeni eserlerle orantılıdır. Medeni eser vücuda getirmek kabiliyetinden mahrum olan milletler, hürriyet ve bağımsızlıklarından soyunmaya mahkûmdurlar. Medeniyet yolunda yürümek ve muvaffak olmak, hayatın şartıdır. Bu yol üzerinde ileri değil, geriye bakmak bilgisizliği ve ihtiyatsızlığı gösterenler, umumi medeniyetin coşkun seli altında boğulmaya mahkûmdurlar.
1924 (Atatürk'ün B.N., s. 85)

Medeniyet yolunda muvaffakiyet, yenileşmeye bağlıdır. Sosyal hayatta, iktisadi hayatta, ilim ve fen sahasında muvaffak olmak için yegane gelişme ve ilerleme yolu budur. Hayat ve yaşayışa hakim olan hükümlerin zaman ile değişme, gelişme ve yenileşmesi zaruridir. Medeniyetin icatları, fennin harikaları, cihanı değişiklikten değişikliğe sürüklediği bir devirde asırlık köhne zihniyetlerle, maziye düşkünlükle mevcudiyetin muhafazası mümkün değildir. Medeniyetten bahsederken şunu da kesinlikle söylemeliyim ki, medeniyetin esası, ilerleme ve kuvvetin temeli aile hayatındadır. Bu hayatta fenalık, muhakkak sosyal, iktisadi, siyasi güçsüzlüğe sebep olur. Aileyi teşkil eden kadın ve erkek unsurların tabii haklarına malik olmaları, aile vazifelerini yürütmeye yetenekli bulunmaları lazımdır.
1924 (Atatürk'ün B.N., s. 85)

Biz, kendi benliğimiz içinde ve kendi mizaç ve tabiatımızla ilerliyoruz ve ilerleyeceğiz.
1921 (Atatürk'ün S.D. I, s. 199)

Bağımsızlığını ve değerini dünyaya tanıtmak özellikleri, liyakati ve kudreti taşıyan milletlerin, medeniyet yolunda da hızlı ve başarılı adımlarla ilerlemek istidatları, kabul olunmak lazımdır. Gerçi bir toplumun zamanla kökleşmiş örf ve adetleri, hisleri ve inanışları mühimdir. Bu itibarla, toplumlar, ön ayak olacak fertler üzerinde, adeta amir ve hakim bir tesir gösterirler. Fakat, yaradılıştaki istidat ve liyakati, gelişme ve yükselmeye erişmiş milletler, medeniyetin bugünkü gelişmelerinden feyiz ve ilham almış aydın evlatlarının sevk ve rehberliğiyle, mazide kaçırdıkları fırsatların doğurduğu gecikmeleri, telafi çaresini bulmakta gecikmezler.
1928 (Atatürk'ün S.D. II, s. 249)

Ülküyü kafasında daima canlı bulunduranların attığı kuvvetli ve maddi adımlar, esersiz kalmamıştır. Fakat, her adımı kısa ve noksan görmek, her an daha uzun ve art arda esaslı adımlarla ileriye yürümek, bütün vatandaşlarca esas meslek sayıldıkça israf olunan uzun asırların kaybının nispeten az zamanda telafisinin mümkün olacağı kanaatindeyim.
1924 (Atatürk'ün S.D. III, s. 75)

Bugünkü Türk milleti, mazinin en derin medeniyetlerinde kuruculuk iddia eden bu Türk milletinin bugünkü çocukları, açık ve sağlam yolu bulmuşlardır.
1930 (Asım Us, Gördüklerim, Duyduklarım, Duygularım, s. 141)

Memleket mutlaka çağdaş, medeni ve yepyeni olacaktır. Bizim için bu, hayat davasıdır. Bütün fedakarlığımızın faydalı bir sonuç vermesi buna bağlıdır. Türkiye, ya yeni fikirle donatılmış, namuslu bir idare olacaktır ve yahut olamayacaktır.Halk ile çok temasım vardır. O saf kitle, bilmezsiniz ne kadar yenilik taraftarıdır. Yapacağımız işlerde hiçbir zaman bu engeller, kesif tabakadan gelmeyecektir. Halk müreffeh, bağımsız, zengin olmak istiyor; komşularının refahını gördüğü halde, fakir olmak pek ağırdır. Gerici fikirler besleyenler belli bir sınıfa dayanabileceklerini zannediyorlar. Bu kat'iyen bir vehimdir, bir zandır. Gelişme yolumuzun önüne dikilmek isteyenleri ezip geçeceğiz. Yenileşme yolunda duracak değiliz. Dünya müthiş bir cereyanla ilerliyor. Biz bu ahengin haricinde kalabilir miyiz?
1923 (Atatürk'ün S.D. III, s. 72)

Memleketimizi çağdaşlaştırmak istiyoruz. Bütün mesaimiz Türkiye'de çağdaş, bu nedenle batılı bir hükûmet vücuda getirmektir. Medeniyete girmek arzu edip de, batıya yönelmemiş millet hangisidir? Bir istikamette yürümek azminde olan ve hareketinin, ayağında bağlı zincirlerle güçleştirildiğini gören insan ne yapar? Zincirleri kırar, yürür!
1923 (Atatürk'ün S.D.III, s. 68)

Türk milletinin gelişmesine asırlardan beri karşı koyan engelleri kaldırmak ve genel hayata çağdaş medeniyetin kanunlarını ve vasıtalarını vermek için sarf ettiğimiz çalışmanın, milletin umumi tasvibini kazandığı muhakkaktır.
1926 (Atatürk'ün S.D.I, s. 331-332)

Bugüne kadar elde ettiğimiz başarı, bize ancak ilerleme ve medeniyete doğru bir yol açmıştır; yoksa ilerleme ve medeniyete henüz ulaşılmış değildir. Bize ve torunlarımıza düşen vazife, bu yol üzerinde tereddütsüz yürümektir.
1923 (Atatürk'ün S.D.I, S. 307)

Gezdiğim ve gördüğüm her yerde millet, bilgisizlik ve taassuba harp ilanı halindedir. Medeniyet ve yenilik yolunda bir an kaybetmeye izni yoktur. Paslı beyinlerin şuursuz sözleri, anide milletin müşterek ve müthiş öfkesiyle bunalmaktadır. Bunu gözlerimle gördüm.
1924 (Atatürk'ün S.D.V, s. 149)

Sosyal ve ekonomik hayatımız, medeni milletlerin eriştiği derecelere göre düzeltilmelidir.
1923 (Gazi ve Inkılap, Mahmut Soy-
dan, Milliyet gazetesi, 4. 12. 1929)

Biz, her görüş açısından medeni insan olmalıyız. Çok acılar gördük. Bunun sebebi, dünyanın vaziyetini anlamayışımızdır. Fikrimiz, düşüncemiz, tepeden tırnağa kadar medeni olacaktır. Şunun bunun sözüne ehemmiyet vermeyeceğiz. Bütün Türk ve Islam alemine bakın: Düşüncelerini, fikirlerini, medeniyetin emrettiği değişiklik ve ilerlemeye uydurmadıklarından ne büyük felaket ve ıstırap içindedirler. Bizim de şimdiye kadar geri kalmamız, en nihayet son felaket çamuruna batışımız bundandır. Beş altı sene içinde kendimizi kurtarmışsak zihniyetlerimizdeki değişmedendir. Artık duramayız; mutlaka ileri gideceğiz, çünkü mecburuz! Millet açıkça bilmelidir: Medeniyet öyle kuvvetli bir ateştir ki, ona kayıtsız olanları yakar, mahveder. Içinde bulunduğumuz medeniyet ailesinde layık olduğumuz yeri bulacak ve onu koruyacak ve yükselteceğiz. Refah, mutluluk ve insanlık bundadır.
1925 ( Mustafa Selim Imece,
Atatürk'ün Ş.D.K. ve I. S., s. 18)

Ilerlemeyi, yükselmeyi ve asrın icabını seven ve isteyen güzide bir halkımız vardır. Türk'e müspet ve iyi bir şey veriniz, bunu reddetmesi ihtimali yoktur. Fakat düne kadar ona menfi ve ezici şeyler verdikten sonra bunun neticelerinden yine onu kabahatli görmek haksızdır, haksızlıktır. Halkın karanlığı aşmak, refaha ve iyiliğe varmak arzusu el ile tutulacak kadar barizdir. Cumhuriyetin eli bu arzuyu tutmuştur ve bundan dolayı, tarihin daima takdis ettiği, halkı istediği gayeye ulaştıracaktır.
1924 (Reşit Metel, Atatürk
ve Donanma 1966, s. 87)

Vatan artık bayındır hale getirilme istiyor, zenginlik ve refah istiyor! Ilim ve bilgi, yüksek medeniyet, hür fikir ve hür zihniyet istiyor! Şeref, namus, bağımsızlık, öz varlık, vatanın bu isteklerini tam olarak ve hızla yerine getirmek için esaslı ve ciddi bir şekilde çalışmayı emreder.
1924 (Atatürk'ün S.D.II, s. 180)

Inkılabın temellerini her gün derinleştirmek, desteklemek lazımdır. Birbirimizi aldatmayalım, medeni dünya çok ilerdedir. Buna yetişmek, o medeniyet dairesine dahil olmak mecburiyetindeyiz. Bütün boş ve temelsiz sözleri ortadan kaldırmak lazımdır. Şapka giyelim mi, giymeyelim mi gibi sözler manasızdır. Şapka da giyeceğiz, batının her türlü medeni eserlerini de alacağız. Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya maruzdur.
1925 (Atatürk'ün S.D. II, s. 223)

Ben, şimdiye kadar millet ve memleket iyiliğine ne gibi hamleler, inkılaplar yapmış isem, hep böyle halkımızla temas ederek, onların ilgi ve sevgilerinden, gösterdikleri samimiyetten kuvvet ve ilham alarak yaptım. Hedefimiz, gayemiz hep millet ve memleketimizin kurtuluşu, mutluluğu ve gelişmesidir. Şimdiye kadar yaptığımız işlerde ve aldığımız kararlarda, bizi aldatan ve millet aleyhine neticelenen hiçbir şeyimiz yoktur ve gösterilemez. Milletimizi, en kısa yoldan medeniyetin nimetlerine kavuşturmaya, mesut ve müreffeh kılmaya çalışacağız ve bunu yapmaya mecburuz.
1925 (Mustafa Selim Imece,
Atatürk'ün Ş.D.K. ve I. S., s. 39)

Türk milleti, her gün yeniden yeniye ve çok dikkatli tetkik olunmaya değeri olan bir cevherdir. Bugün başları yüksekte, alınları hürriyet ve medeniyet güneşiyle parlayan Türk milletinin, onun kıymet ve önemini görmek istemeyenlere yakın bir gelecekte gerçeği, reddi ve inkarı imkansız bir tarzda itiraf ettireceğine asla şüphe edilmesin ve bütün dünya bilmeli ki, Türk milleti artık, mazinin bin türlü fenalıkları eseri olarak beyninde yer tutan pası tamamen silmiştir. Gözleri önünde her gün biraz daha fazla yoğunlaştırılmak istenen bulutları, kesinlikle dağıtmıştır. Artık bütün anlamıyla ve bütün çıplaklığıyla gerçeği görüyor ve anlıyor. Bu milleti bütün varlığıyla temas ettiği gerçekten, gerçeğe yürümekten menetmek imkan ve ihtimali kalmamıştır. Türk milletini kendi nefsini bile anlamaktan meneden seller, setler imha edilmiştir, yıkılmıştır ve sürekli olarak imha edilecektir, yıkılacaktır. Kesinlikle millet, tuttuğu yolda süratle, şiddetle yürüyecek ve mutlaka layık olduğu mutluluk ve iyi sonuca kavuşacaktır.
1925 (Atatürk'ün S.D.II, 222)

Hakiki insanlık tereddütsüz kabul eder ki, Türkiye Cumhuriyeti ve onun bugünkü sahipleri olan Türkler, butün dünya medeniyet ve insanlığı için bir davranış örneğidir. Yalnız bu kadar değil, Türkler tarihin çok eski devirlerinde beşeriyete yaptıkları kültürel vazifeleri yeniden, fakat bu sefer daha iyi surette yapmaya hazırlanan yüksek bir varlıktır.
1937 (Atatürk'ün T.T.B.IV, s. 591)

Imparatorluk zamanında sultanın hükûmetleri, Türk milletinin Avrupa ile temasına mani olmak için ellerinden geleni yapmışlar ve milletin arzu ve iradesinden uzak ve ayrı olarak devleti idare etmişler ve Türk milletini gelişmeden hariç bırakmışlardır. Biz milliyetçiler, gözleri açık adamlarız. Gözlerimizi her gün daha ziyade açmaktayız ve gerek içerde ve gerek hariçte olup biteni görüyoruz. Milletimizin medeni milletlerle temasını kolaylaştırmak, menfaatlerimiz için gereklidir. Bu temasın, münasebetlerin yeniden kurulmasını yalnız arzu etmekle kalmıyoruz; onları geliştirmek için her şey yapıyoruz.
1923 (Atatürk'ün S.D. III, s. 65)

Şu bilinsin ki, biz yabancılara karşı herhangi düşmanca bir his beslemediğimiz gibi onlarla samimi münasebetlerde bulunmak arzusundayız. Türkler, bütün medeni milletlerin dostlarıdır. Yabancılar memleketimize gelsinler; bize zarar vermemek, hürriyetlerimize güçlükler çıkarmaya çalışmamak şartıyla burada daima iyi kabul göreceklerdir. Maksadımız, yeniden yakınlık meydana getirmek, bizi başka milletlere bağlayan ilişkileri artırmaktır. Memleketler muhteliftir; fakat medeniyet birdir ve bir milletin gelişmesi için de bu yegane medeniyete iştirak etmesi lazımdır. Osmanlı Imparatorluğunun çöküşü, batıya karşı elde ettiği zaferlerden çok mağrur olarak, kendisini Avrupa milletlerine bağlayan ilişkileri kestiği gün başlamıştır. Bu, bir hata idi, bunu tekrar etmeyeceğiz.
1923 (Atatürk'ün S.D. III, s. 67-68)

Biz, batı medeniyetini bir taklitçilik yapalım diye almıyoruz. Onda iyi olarak gördüklerimizi, kendi bünyemize uygun bulduğumuz için, dünya medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz.
(Afetinan, Atatürk Hakkında H.B., s. 176)

Ayrıca Bakınız

Atatürk ResimleriAtatürk Resimleri (105)

Atatürk Videoları

Sevr (10 Ağustos 1920) ve Lozan (24 Temmuz 1923) Antlaşmalarının Karşılaştırılması ve Sınırlar

Kurtuluş Savaşı haritaları

Kurtuluş Savaşı Genel Hatlarıyla Özet

Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük Sorular

7. Sınıf Sosyal Bilgiler Tüm Konular Ders Notları

Osmanlı imparatorluğu Haritaları

Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük Sorular

1.Dünya Savaşı Haritaları

Türkiye Haritaları

Dünya Haritaları

Flash Eğitici Oyunlar

Tarih Haritaları

Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük Konuları

Kurtuluş Savaşı haritaları

Tc Inkılap Tarihi ve Atatürkçülük Performans Ödevi

2.Dünya Savası Haritaları

Tarih Konular

Kpss Tc inkılap Tarihi ve Atatürkçülük

Atatürk Sözleri Vecizeleri

Yorum ekle

Ziyaretci, Tehdit edici, küfürlü, müstehcen, kaba, nefret dolu mesajlar göndermek kesinlikle yasaktır
Kurallara uyulmaması durumunda yazı ekleme
anındaki
IP BILGILERI, YASAL IŞLEMLER IÇIN,
ilgili mercilere iletilir


Güvenlik kodu
Yenile

Tüm hakları saklıdır. Site Adı Açıkca  belirtilerek , ve yazıya link verilerek bir bölümünden alıntı yapılabilir. Yazının izinsiz tamamen kopyalanması durumunda hukuki işlem yapılacaktır. Detaylı Bilgi için Kullanım ve Gizlilik Sözleşmesine Bakınız.Telif Hakkı olan mataryel bildirliği an yayından kaldırılacaktır.

Copyright © 2009 aygunhoca.com